Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

TBMM Genel Kurulu... Murat Emir: "Fatma Betül Sayan Kaya, o 163 milyonu nasıl kazanmıştır? Nereden kazanmıştır?"

TBMM Genel Kurulu... Murat Emir: "Fatma Betül Sayan Kaya, o 163 milyonu nasıl kazanmıştır? Nereden kazanmıştır?"

TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin temsilcileri fon krizini gündeme getirdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, fon krizinin arkasındaki organizasyonun liderini ve siyasi bağlantılarını sordu. CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fondan rant sağladığını belirttiği 241 kişinin listesinin açıklanmasını istedi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığındaki artışın nasıl gerçekleştiğinin etkili bir soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin temsilcileri fon krizini gündeme getirdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, fon krizinin arkasındaki organizasyonun liderini ve siyasi bağlantılarını sordu. CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fondan rant sağladığını belirttiği 241 kişinin listesinin açıklanmasını istedi. YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığındaki artışın nasıl gerçekleştiğinin etkili bir soruşturmayla ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Adan, talep eden grup başkanvekillerine söz verdi.

EKMEN: "ÇİFTÇİYİ TEŞVİK EDİYORSUNUZ, İTHALAT POLİTİKALARIYLA ZARAR ETTİRİYORSUNUZ"

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen, ceviz üretimindeki artışa karşın ithalatın da yükseldiğini belirterek, uygulanan ithalat politikalarının yerli üreticiyi mağdur ettiğini söyledi.

Son beş yılda meyve veren ceviz ağacı sayısının 13,9 milyondan 20 milyona çıktığını, yaklaşık yüzde 50 artış yaşandığını belirten Ekmen, aynı dönemde ceviz ithalatının da yüzde 10 arttığını, kabuksuz ceviz ithalatının ise yaklaşık 2,5 katına çıktığını kaydetti.

Ekmen, "Çiftçiyi teşvik ediyorsunuz, adam gidiyor, yatırım yapıyor, Türkiye'nin dört bir yanında ceviz bahçeleri neşvünema içerisinde hayat buluyor. Sayın Tahtasız burada, Çorum Oğuzlar cevizini özel aromasıyla ve endemik yönüyle de anmış olalım. Peki, bu ithalat politikaları ne demek? Çiftçi bu yıl cevizini ederinden satamıyor. Bitlis'teydim, Tatvan'daydım; 200 lira kabuklu ceviz. Bu, neredeyse maliyetinin bile karşılanmaması anlamına geliyor" dedi.

İthalat politikalarının tüccarı değil çiftçiyi, yüksek kazanç sağlayanları değil tüketiciyi merkeze alarak gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Ekmen, "Allah aşkına, eğer tüccarları zengin edecekseniz hiç olmazsa çiftçiye zarar ettirmeyin; faydanız yok, bari zararınız olmasın. Bu ithalat politikalarını tüccarı değil, çiftçiyi; büyük para kazananları değil, tüketiciyi merkeze alarak gözden geçirmek zorundayız ve bir kez daha ifade ediyoruz: Gıda enflasyonunun düşüşü ancak girdi maliyetlerinin düşüşüyle mümkündür; aksi takdirde, ithalat politikalarıyla gıda fiyatlarını dengeleyemezsiniz" diye konuştu.

ÇÖMEZ: "BU ÖRGÜTÜN ELEBAŞI KİM, ARKASINDAKİ SİYASİ İRADE KİM?"

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in daha önce dile getirdiği "organize şebeke" ve "büyük bir çete" açıklamalarına ilişkin sorularını yineledi. Çömez, "Nerededir bu şebeke? Nerededir bu örgüt? Bu örgütü bize açıklayın. Her gün soracağım bunu size. Nerede bu örgüt? Bu örgütün elebaşı kim? Bu örgütün arkasındaki siyasi irade kim? Bu örgüte alan açan gazeteciler, medya mensupları, bürokratlar kim? Hangi banka yöneticileri, hangi banka yetkilileri bunlara alan açtı" diye sordu.

Fon kriziyle ilgili isimlerin açıklanmasını isteyen Çömez, "Öyle lafı söyleyip 'Organize şebeke varmış canım, ne yapalım?' diyerek bu işten kurtulamazsınız. Bu örgütü açıklayın, iki ay oldu. Nerede bu örgüt? Kimdir lideri? Peki, hırsızlar? Hırsızları niye açıklamıyorsunuz? Haberimiz yok. Milyarlarca lirasını bu ülkenin, bu milletin götürmüş olan bu hırsızlardan niye haberimiz yok" ifadelerini kullandı.

Çömez, fon krizini haberleştiren gazeteciler hakkında ceza talep edilmesine de tepki göstererek, "Sizin fon soygununuzu, fon vurgununuzu ifşa eden, sorgulayan gazetecilere toplam elli altı yıl, elli altı yıl ceza istenmiş, elli altı yıl gazetecilere. Peki fonculara? Haberimiz yok" dedi.

Çömez, Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen iddialara ilişkin de sorular yöneltti. Kaya'nın 163 milyon lirayı nereden bulduğunu, servetinin kaynağını ve mal bildirimi yapıp yapmadığını soran Çömez, "Asıl önemli soru: Sana bu 163 milyon lirayı yatırırken bu Özata'da en düşük seviyeden yatırım yaptırıp en yüksek seviyeden sattıran kim? Bir daha soruyorum: Kim? O zaman, başka bir soru daha geliyor: Ertan Aydın mı? Ertan Aydın mı yönetti senin fonlarını" sorularını yöneltti.

Çömez, Kaya'nın mal varlığına ilişkin Kadıköy'deki Four Winds Park'ta bulunan daireler, Alkent 2000'deki villalar, Tekirdağ'daki arsalar ve "Hayat Var Gayrimenkul Yatırım" şirketi hakkındaki iddiaları gündeme getirdi.

SARI: 241 KİŞİLİK LİSTE AÇIKLANMADIĞI SÜRECE AKP ARINAMAYACAK

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, fon krizi ilişkin değerlendirmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya ilişkin şaşkınlık yaşadığı yönündeki açıklamalarını eleştirdi. Sarı, "Sayın Cumhurbaşkanı bundan niye şaşırıyor bilmiyorum, kurduğu düzen zaten bunun üzerine kurulmuş bir düzen, büyük bir şaşkınlık yaşamasına gerek yok. Görüyoruz ki zaten cerrah hassasiyetiyle çalışıyor 'Sonu nereye varırsa varsın devam edeceğim' diyor ama yaptığı hiçbir şey yok" dedi.

Fon olayında rant elde ettiği öne sürülen 241 kişilik listenin açıklanması gerektiğini belirten Sarı, "Bu 241 kişilik liste, bu ranttan pay alan isimler açıklanmadığı sürece siz burada ne anlatırsanız anlatın, ne kadar üzülürseniz üzülün AKP'nin siyaseti asla arınmayacak ve toplum nezdinde de beraat etmeyecek" diye konuştu.

Sarı, fon krizinde kamu kaynaklarının ve vatandaşların parasının kullanıldığı iddialarına ilişkin, "İşsizlik Sigorta Fonu dolandırılıyor, Türkiye Sigorta Emeklilik Fonu dolandırılıyor, milletin, kamunun, vatandaşın paraları TMSF'ye devredilmiş bu kurumlar üzerinden dolandırılıyor 'Kamunun bu işe bir dahli yok' diyorsunuz, 'Vatandaş bu işten mağdur değil' diyorsunuz" ifadelerini kullandı.

Sarı, "Bu soygunun faturasını vatandaşa kesen AKP iktidarına sesleniyorum: Bu işten, ranttan faydalanan, bu soygunun parçası olan 241 kişilik liste yayınlanmadığı sürece AK Parti'nin aklanma şansı yoktur. O liste bu Meclis'te okunacak, o listedeki her isimle ilgili hukuki işlem ne yapılmış gelip burada hesabını vereceksiniz" dedi.

Fon vurgununu haberleştiren gazetecilerin tutuklanmasına da tepki gösteren Sarı, İsmail Saymaz, Murat Ağırel, Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç'i hatırlatarak "Ya, hırsızlık yapanlar nerede? Gazeteciler mı suçlu bu ülkede" diye sordu. Sarı, "Bu gazetecileri de bir an evvel çıkarıp yargının önünde adil bir şekilde yargılayın. Kendinize ne düşünüyorsanız sizden olmayanlar için de aynı hassasiyeti bekliyorum" ifadelerini kullandı.

TEMELLİ: "HASTA MAHPUSLARIN SAĞLIĞA ERİŞİM HAKKI ENGELLENİYOR"

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, cezaevlerinde yaşanan sorunlara ve hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimine dikkati çekti. Cezaevlerinde sağlık hakkının ciddi bir sorun olduğunu belirten Temelli, mahpusların sevklerinin yapılmadığını, jandarma nedeniyle hastaneye ulaşamadıklarını veya Adli Tıp Kurumu'nun görevini yerine getirmediğini söyledi.

Kayseri Bünyan Kapalı Cezaevi'nde 10 yıldır tutuklu bulunan Evin Zapsu'nun sağlık durumunu gündeme getiren Temelli, Zapsu'ya kanser teşhisi konulduğunu, biyopsi sonuçlarının beklenmesi nedeniyle tedavisinin geciktiğini belirtti.

Temelli, "Bir an önce tedavinin başlaması gerekiyor fakat maalesef, bu ihmallerden dolayı hayati bir risk taşıyor. Bunun gibi yüzlerce hasta mahpus var ve bu hasta mahpusların sağlığa erişim hakkı adeta kasıtlı olarak engellenmektedir" dedi.

İnsan Hakları Derneği'nin 2025 raporunda yaklaşık bin 500 hasta mahpustan söz edildiğini, bunların yaklaşık 350'sinin ağır vaka olduğunu aktaran Temelli, "Bu insanların bir an önce sağlığa erişim hakkının sağlanması için tahliyeleri gerekirken bırakın tahliye etmeyi, tek başlarına bile kalamayacakları durumda ısrar ediliyor ve adeta ölüme terk ediliyor" diye konuştu.

Cezaevlerindeki sorunların kalabalıklaşma ve hijyen koşullarının yanı sıra kötü muamele ve işkenceyi de kapsadığını belirten Temelli, sağlık sorununun bütün bu sorunları aşan bir boyuta ulaştığını ifade etti.

EMİR: ETKİLİ SORUŞTURMANIN GEREKTİRDİĞİ SORULAR SORULMALI

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, fon krizine ilişkin soruşturmayı takip edeceklerini belirterek, Fatma Betül Sayan Kaya'nın ikinci kez savcının karşısına çıkmasını önemsediklerini ancak soruşturmanın etkili yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Emir, "Fatma Betül Sayan Kaya'nın nihayet 2'nci kez, olması gerektiği gibi, savcının karşısına geçmesini önemsiyoruz ama savcının orada etkili bir soruşturmanın gerektirdiği soruları sorması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz" dedi.

Kaya'nın 163 milyon lirayı nasıl kazandığının ve söz konusu hisseyi hangi koşullarda aldığının araştırılması gerektiğini ifade eden Emir, "Fatma Betül Sayan Kaya o 163 milyonu nasıl kazanmıştır? Nereden kazanmıştır? O hisseyi alırken tam zamanında girmiş, dört ayda o hisse 8 kattan fazla artmış, 163 milyon lirayı 2,2 milyar lira yaparken en doğru zamanda almış, en doğru zamanda satmışsa mutlaka HTS kayıtlarına, iletişim bilgilerine, cep telefonuna, kişisel bilgisayarına ve iletişim halinde oldukları piyasa aktörlerine mutlaka uzanmalıdır" diye konuştu.

Soruşturmanın bu adımlar atılmadan yürütülmesi halinde göstermelik kalacağını savunan Emir, "Eğer bunlar yapılmayacaksa göstermelik bir toplumla ilişkiler, PR olarak değerlendirilmelidir ve bu soruşturmanın üstünü örtmek için yapılan göstermelik çabalar olarak okunacaktır" ifadelerini kullandı.

Fon olayında örgütlü bir yapı bulunduğuna ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğini belirten Emir, "Bugüne kadar etkili bir soruşturma yapılmadığı gibi, herkesin kabul ettiği, herkesin itiraf ettiği, artık 'Örgütlü olmaksızın bunca büyük bir soygun yapılamaz' dediği bir yerde bu örgütün siyasi ayağının, örgütün başkanının, örgütün kurucusunun ve siyasi temsilcilerinin mutlaka yargı önünde hesap vermesi gerekir" dedi.

Emir, konuyu gündeme taşıyan gazetecilerin yüksek hapis cezaları istemiyle yargılanmasına da tepki göstererek, "Bu suç örgütünün, bu soygunun faillerini ortaya koyan, resimlerini paylaşan, televizyon programında var olan bilgileri konuşan, bunu gündeme taşıyan gazetecileri on yılla, on dört yılla, on sekiz yılla yargılayan ve bu şekilde susturabileceğini, susturunca da bu krizi görünmez kılabileceğini sanan bir siyasi iktidar var" diye konuştu.

Emir, "Bu krizi ancak üstüne etkili bir şekilde giderek, soyguncuların yakasına yapışarak ve çaldıkları, kaçırdıkları paraları geri getirerek ve hak sahiplerine dağıtarak çözebilirsiniz" ifadelerini kullandı.

USTA: DÜZENLEME TÜM TÜKETİCİLERİ ETKİLEMEYECEK

AK Parti Ankara Milletvekili Leyla Şahin Usta, elektrik fiyatları ve tüketim limitlerine ilişkin düzenleme hakkında Genel Kurul'a bilgi verdi. Usta, daha önce alınan Kurul kararıyla 2027 yılı için yıllık elektrik tüketim limitinin 3 bin kilovatsaat olarak belirlendiğini söyledi.

Yıllık tüketim limitinin 2025 yılı için 5 bin kilovatsaat, 2026 yılı için 4 bin kilovatsaat olarak belirlendiğini hatırlatan Usta, 2027 yılı için limitin 3 bin kilovatsaate düşürüldüğünü kaydetti. Fatura bedeli olarak aylık ortalama yaklaşık 820 lira ve üzerinin esas alındığını belirten Usta, düzenlemenin 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren geçerli olacağını bildirdi.

Güncel verilere göre mesken abonesi sayısının yaklaşık 44,2 milyon olduğunu aktaran Usta, düzenleme sonrasında tüketimi yüksek olan yaklaşık 6,5 milyon mesken abonesinin, tüm mesken abonelerinin yaklaşık yüzde 14,7'sini oluşturacağını söyledi.

Usta, "Yani sanıldığı gibi ulusal tarifede tüm tüketicilerimizi etkileyecek herhangi bir değişikliğe gidilmemektedir. Sadece mesken abonelerimizin yaklaşık 14,7'sini etkileyecek yüksek tüketimli tüketici grubunu hedef almış bir düzenlemeden bahsediyoruz" dedi.

Elektrik ve doğal gaz üretimine ilişkin bilgilerin doğru olduğunu savunan Usta, "Bu ülkenin ürettiklerini değersizleştirmeyi, itibarsızlaştırmayı muhalefet bile olsanız hiç doğru bulmuyorum ve yakıştırmıyorum" ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…