Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

TRT World Forum 2026'da ABD ara seçimlerinin dış politikaya etkisi tartışıldı

TRT World Forum 2026'da ABD ara seçimlerinin dış politikaya etkisi tartışıldı

TRT World Forum 2026'da ABD ara seçimlerinin dış politikaya olası etkileri tartışıldı. Panelde uzmanlar, Washington'ın Latin Amerika ve Çin politikalarını ve Cumhuriyetçi Parti içi hesapların önümüzdeki iki yılda dış politikayı şekillendireceğini belirtti.

TRT World Forum 2026'da ABD'de ara seçim sonuçlarının dış politikaya olası etkileri, küresel liderlik tartışmaları, transatlantik ilişkiler ile Washington 'ın müttefikleri ve rakiplerine yönelik stratejileri değerlendirildi.

İstanbul Kongre Merkezi'nde bu yıl 10'uncusu "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla düzenlenen TRT World Forum 2026'da "Uluslararası Sistemde Amerikan Paradoksu" oturumu düzenlendi.

Andrea Sanke'nin moderatörlüğündeki panelde Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, Uluslararası Kriz Grubu Danışmanı Ali Wyne, AthenaLab Uluslararası İlişkiler Araştırma Başkanı Diego Sazo, Londra Ekonomi Okulu (LSE) Phelan ABD Merkezi Direktörü Peter Trubowitz ve Avrupa Politikaları Analiz Merkezi (CEPA) Kıdemli Uzmanı Sharon Hudson-Dean konuşmacı olarak yer aldı.

Erhan, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in ara seçim sonuçlarını değerlendirirken mevcut yönetimin başarısızlığının dört temel nedenine işaret ettiğini belirterek, bunlardan ikisinin İran ile savaş ve İsrail ile ilişkiler olduğunu söyledi.

BM sisteminin ABD öncülüğünde kurulduğunu hatırlatan Erhan, bu nedenle Washington yönetiminin sistemi reforme etme konusunda öncelikli sorumluluğa sahip olduğunu anlattı. Erhan, "Türkiye, adil ve barışçıl bir küresel düzene katkı sağlayacak her türlü girişimi güçlü şekilde desteklemektedir." dedi.

ABD'de gelecek iki yılın bir sonraki başkanlık seçimlerine hazırlık süreci olacağını söyleyen Erhan, Cumhuriyetçi Parti içinde ara seçim sonuçlarının nedenlerinin yoğun şekilde tartışılacağını ifade etti.

Erhan, Vance'in değerlendirmesinde öne çıkan İran politikası ve İsrail ile ilişkilerin değişmesi gerektiğini vurgulayarak, ABD dış politikasının gelecek iki yılda Cumhuriyetçi Parti'nin iç siyasi hesapları doğrultusunda şekilleneceğini dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden "savaşları sona erdirme" ve "yeni savaşlar başlatmama" söylemine dönebileceğini savunan Erhan, "Amerikan dış politikasının önümüzdeki iki yılının, Cumhuriyetçi Parti'nin bu sonuçları değiştirme beklentileriyle yakından bağlantılı olacağına inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"ABD, Latin Amerika ile olan ilişkisini 'sorunlu' bir ilişki olarak tanımlıyor"

Sazo da son bir haftada Amerika kıtasındaki siyasi tablonun önemli ölçüde değiştiğini ancak ABD'de dış politikanın Kongre'den ziyade iç siyasetten etkilendiğini kaydetti.

ABD Başkanı Trump'ın "son iki yılda benimsediği saldırgan yaklaşımın" sürmesini beklediğini aktaran Sazo, ABD'nin Latin Amerika ile ilişkilerinde çok taraflı mekanizmalar yerine ikili ve daha çok çıkara dayalı bir yaklaşımı tercih ettiğini söyledi.

Sazo, ABD'nin özellikle Venezuela, enerji anlaşmaları ve organize suçla mücadele gibi alanlarda baskısını sürdüreceğini belirterek, "ABD, Latin Amerika ile olan ilişkisini, bölgedeki güvenlik sorunları nedeniyle 'sorunlu' bir ilişki olarak tanımlıyor." dedi.

Brezilya ve Meksika'nın ABD'nin yaklaşımıyla uyumlu olmadığını dile getiren Sazo, "Bu durum, bölgenin şu ana dek ortak hedeflerden ziyade siyasi yakınlıklar temelinde hizalandığını gösteriyor." ifadelerini kullandı.

ABD ara seçim sonuçları Trump'a tepki

Trubowitz ise ABD'de "liberal uluslararası düzene" verilen desteğin Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana azaldığını, 2008 ekonomik krizinin bu süreci hızlandırdığını ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da bu eğilimden yararlandığını ifade etti.

ABD'deki ara seçim sonuçlarını Trump'ın politikalarına yönelik güçlü bir tepki olarak değerlendiren Trubowitz, seçmenlerin özellikle korumacı ticaret politikalarına, çok taraflı işbirliğinden uzaklaşılmasına ve NATO başta olmak üzere ABD'nin ittifaklarına yönelik yaklaşımına tepki gösterdiğini savundu.

Trubowitz, Demokratların seçim sonuçlarının ardından Trump'a dış politika konularında baskı uygulayabilecek konuma geldiğine işaret ederek, özellikle Ukrayna'ya desteğin Kongre'de güçlü bir destek bulduğuna değindi.

ABD-Avrupa ilişkileri

Hudson-Dean de Trump'ın göreve başlamasından bu yana ABD-Avrupa ilişkilerinde önemli değişimler yaşandığını ancak ilişkilerin yeniden istikrar kazanmaya başladığını kaydetti.

Avrupa ülkelerinin ABD'ye bağımlılıklarını azaltmaya yönelik stratejiler geliştirdiğini belirten Hudson-Dean, NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını artırdığını ancak savunma sanayisi kapasitelerini de güçlendirmeleri gerektiğini söyledi.

Hudson-Dean ayrıca, ocak ayında göreve başlayacak yeni Kongre ile Ukrayna'ya yardımların artırılabileceğini dile getirdi.

Wyne ise Trump'ın, Çin'e yüksek gümrük tarifeleri uygulayarak Pekin'i ticaret müzakerelerinde taviz vermeye zorlayabileceğini düşündüğünü ancak Çin'in bu baskılara karşı koyma kapasitesini hafife aldığını aktardı.

Çin'in nadir toprak elementleri ihracatına getirdiği kısıtlamalarla ABD ekonomisini olumsuz etkileyebildiğine dikkati çeken Wyne, her iki ülkenin de kendisini dünya tarihinde önemli bir konumda görmesinin Washington açısından psikolojik bir meydan okuma olarak görüldüğünü ifade etti.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…