ABD'de Trump yönetimine yönelik seçim sonuçları, Washington-Ankara hattında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Amerikan halkının Trump'a kırmızı kart gösterdiğini belirten Orta Doğu Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu, ABD'nin küresel nüfuz kaybının Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası alandaki hareket alanını genişletebileceğine dikkat çekti.
Washington'ın Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları, S-400 ve F-35 politikalarını Tgrthaber.com Özel Haber Şefi Bengü Sarıkuş’a aktaran Şeyhanlıoğlu, ABD'nin küresel hâkimiyetini kaybettiğini savunarak Türkiye'nin daha bağımsız ve güçlü bir dış politika izleyebileceğini ifade etti. Uzman isme göre Çin'in yükselişiyle birlikte Irak Kalkınma Yolu Projesi, Hicaz Demir Yolları ve Mekke Paktı gibi bölgesel girişimler de yeni bir stratejik önem kazanabilir.

AMERİKA İMPARATORLUĞU'NUN SONU
ABD'de yapılan bu seçimleri tam olarak nasıl okumalıyız? Amerikan halkı sadece Kongre üyelerini mi belirledi, yoksa Trump'ın iki yıllık başkanlık performansına yönelik bir güven oylaması mı yaptı?
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Amerikan halkı esasen Trump'a kırmızı kart gösterdi. Trump'ın dengesiz başkanlığı, Epstein meselesi, İran'a yönelik saldırganlığı, ahlaksız ve seviyesiz dış politika anlayışı, içeride patlayan sosyoekonomik durum ve özellikle fiyat artışları, Amerikan halkının 70 yıllık Cumhuriyetçilerin kalesi olan şehirleri kaybetmesine sebep oldu. Açıkçası bu, aynı zamanda Amerika İmparatorluğu'nun da sonu olarak görülebilir.
Çünkü Amerika, yumuşak güç unsurlarının tamamını kaybetti. Özellikle İsrail'in saldırgan, haddini aşan, insanlık dışı saldırılarına verdiği destekler, Venezuela'ya yapılan saldırganlıktan bahsediyorum. O açıdan benim kanaatime göre Trump gibi Amerika İmparatorluğu da bitti. Yani bu noktadan sonra sadece Kongre üyeleri belirlenmedi. Aynı zamanda Amerika'nın iç ve dış politika anlayışı da ceza aldı.

ABD'de başkanlık seçimi 2028'de yapılacak. Bu ara seçim sonuçları 2028'in başkan adaylarını ve seçim yarışını nasıl şekillendirecek?
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Amerikan halkı bir bütün olarak, yani Temsilciler Meclisi, Senato ve valilik seçimlerinde doğrudan bu iç ve dış siyasi anlayışı cezalandırmış oldu.
Kanaatime göre Cumhuriyetçiler arasından savaş karşıtı, MAGA çizgisinde ve gerçek anlamda İsrail karşıtı bir kişi öne çıkacak gibi görülüyor. J.D. Vance bu anlamda İsrail'in politikalarına evet demiyor. Daha çok MAGA diyebileceğimiz, Amerika'nın iç politikasına dönük siyasi anlayışa sahip bir insan. Sanki bu isim daha çok öne çıkacak gibi görülüyor. Ama bu isim öne çıksa bile artık önümüzdeki dönemde Cumhuriyetçi Parti'nin kazanma şansı görülmüyor.

S-400, F-35 VE CAATSA İÇİN YENİ DÖNEM SİNYALİ
Trump'ın Kongre'de çoğunluğu kaybetmesi Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönem başlatır mı? S-400, F-35, yaptırımlar, Suriye ve terörle mücadele başlıklarında Ankara'nın eline yeni fırsatlar geçer mi?
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Amerika ve İsrail'in hem bölgesel hem de küresel politikaları tabii ki kaybetmiş durumda. Türkiye'ye yönelik olarak da çok haksız bir şekilde, CAATSA yaptırımları, F-35'ler ve S-400'ler konusunda Amerika, Türkiye'ye karşı ciddi manada yanlış bir politika takip ediyordu. Ama Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin özellikle Suriye olayları ve terör meselesi konusunda yumuşak konuşmasını sağladı. Yani Amerika bir şekilde idare edildi.
Bence bu noktadan sonra Türkiye, bölgesinde ve küresel anlamda daha aktif ve güçlü bir rol takip edecek. Çünkü Amerika artık meydanı terk ediyor. Burada Çin biraz daha öne çıkar. Türkiye'nin Irak Kalkınma Yolu Projesi, Hicaz Demir Yolları ve Türkiye'nin daha bağımsız ve güçlü bir politika takip etmesine yol açan Mekke Paktı daha da güçlenir gibi görülüyor.

PİYASALAR NASIL ETKİLENECEK?
Trump'ın ekonomi politikaları, gümrük tarifeleri, ticaret savaşları ve doların küresel gücü bu sonuçtan nasıl etkilenir? Altın, petrol, dolar ve borsalar açısından nasıl bir tablo ortaya çıkabilir?
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Trump'ın ekonomik politikalarına baktığınız zaman dengesiz bir politika anlayışı vardı. Bunların hepsi battı. Göç ve göçmenler konusunda, gümrük tarifeleri konusunda, "100 yaptım, 200 yaptım, 300 yaptım, 500 yaptım" gibi anlamsız açıklamalar yapan, beş dakika sonra da "Bunları geri çektim" diyen bir düşünce yapısı... Devlet kurumsallığından ve ciddiyetinden uzak davranışları tabii ki cezalandırılmış oldu.
Bunların tamamı, Amerika'nın artık 80 yıl önceki o karşılıksız dolar düzeninin, küresel para sisteminin de çöktüğünü gösteriyor. Yani burada yen mi öne çıkar, sanal paralar mı ya da diğer ekonomik değerler mi öne çıkar?
Benim kanaatime göre Çin'e karşı yılda 2 trilyon dolar açık veren, anlamsız askerî savaşlarda trilyonlarca dolar kaybeden Amerika'nın ve Trump'ın ekonomik politikası da batmış durumda. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte biraz daha Çin'in, biraz daha Asya'nın, biraz daha petrolün öne çıkacağı bir süreç bizi bekliyor. Dolar artık küresel bir rezerv para birimi olmaktan hızla uzaklaşıyor. Şu anda da yüzde 50'lerin altına düşmüş durumda.

DOĞU AKDENİZ, HÜRMÜZ VE BABÜLMENDEP ÜÇGENİ
Trump'ın siyasi hareket alanının daralması, daha sert kararlar almasına neden olabilir mi? ABD'nin iç siyasetindeki bu gerilim dünyada yeni bir krizin kapısını aralar mı?
Prof. Dr. Hüseyin Şeyhanlıoğlu: Kanaatime göre Trump, İran'a nükleer silah atma konusunda Netanyahu'yla yarış hâlindeydi. Biliyorsunuz, ikisi de kaybetti. Peki, bu silahı kullanabilir mi? İki seçenek var: Ya Amerika küresel hâkimiyetini tamamen terk eder, kaybeder ya da İran'ı kontrol etmek için bu silahı kullanır.
Benim düşüncem şu: Küresel hâkimiyetinin altın üçgeni dediğimiz Doğu Akdeniz, Hürmüz ve Babülmendep üçgeninde Amerika, elindeki bütün imkânları kullanır.
Ben bu nedenle, eğer küresel çete Trump'a karşı hep şeytani, daha yamyam görüntüleri piyasaya verirse veyahut da Amerika'da yeni bir 11 Eylül olursa, o zaman Trump İran'a karşı aklımıza gelmeyen silahları denemek ister. Bunu İkinci Dünya Savaşı'nda yapan bir Amerika var.
Dolayısıyla bu hâkimiyeti kaybetmek yerine silah kullanmaktan, uluslararası hukuku çiğnemekten, insan haklarını tamamen rafa kaldırmaktan çekinmeyen bir insan var karşımızda. O açıdan ben her şeyi bekliyorum.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…