Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Türkiye ve Güney Kore savunma sanayisi iş birliğinde yeni dönem

Türkiye ve Güney Kore savunma sanayisi iş birliğinde yeni dönem

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmede savunma sanayisi alanındaki ortaklığın genişletilmesi, ortak üretim ve teknoloji paylaşımının artırılması, üçüncü ülke pazarlarına birlikte açılma hedeflerini gündeme getirdi. Altay tankı ve Fırtına obüsleriyle geçmişte somutlaşan, BATU güç grubu çalışmalarıyla yeni bir boyut kazanan Türkiye-Güney Kore ilişkilerinin askeri gemiler ve ortak ihracat projeleriyle geliştirilmesi hedefleniyor.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki savunma sanayisi ilişkileri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Seul ziyareti kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından yeni bir gündem kazandı. Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki ülke arasındaki savunma sanayisi iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını açıklarken ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve üçüncü ülkelere yönelik ihracat hedeflerine dikkat çekti.

Lee, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın mevcut projelerin ötesine taşınmasını istediklerini belirterek savunma sanayisinde daha somut iş birlikleri geliştirilmesinin önemini vurguladı. Ortak basın toplantısında, “Ortak üretim ve teknoloji iş birliğini artırıp iki ülke şirketlerinin üçüncü ülkelere birlikte açılma yollarını arayarak savunma sanayisi iş birliğini derinleştirmeyi kararlaştırdık.” ifadelerini kullandı.

Güney Kore liderinin açıklamaları, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinin yalnızca mevcut sistemlerin tedariki ve teknoloji transferiyle sınırlı kalmayıp ortak üretim ve uluslararası pazarlarda birlikte hareket etme hedefiyle genişletilmek istendiğini ortaya koydu.

Lee, geçen yıl gerçekleştirilen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki ilişkilerin istikrarlı biçimde geliştiğini belirterek temmuz ayında Savunma Sanayisi ve Lojistik Ortak Komitesi’nin toplandığını, eylül ayında ise askeri gemilerde iş birliğine yönelik niyet mektubunun imzalandığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da savunma sanayisinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın somut sonuçlar verdiği alanların başında geldiğini belirterek Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi başarılı müşterek projelerin sayısının artırılması gerektiğine işaret etti.

Altay tankı, Türkiye-Güney Kore savunma ortaklığının önemli örneklerinden biri

Türkiye ile Güney Kore arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinin en dikkat çekici örneklerinden biri, Türkiye’nin millî ana muharebe tankı Altay projesi oldu.

Altay’ın geliştirilme sürecinde Güney Kore’nin K2 tankı üzerinden sağladığı teknoloji desteği ve teknik iş birliği önemli bir yer tuttu. Projenin geliştirilmesinde Güney Koreli Hyundai Rotem ile yürütülen çalışmalar, iki ülke arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinin temel taşlarından birini oluşturdu.

Tankın seri üretim aşamasında da Güney Kore menşeli sistemlerden yararlanılıyor. İlk seri üretim Altay T1 araçlarında Hyundai Doosan tarafından geliştirilen 1500 beygir gücündeki DV27K motoru ile S&T Dynamics üretimi EST15K transmisyonu kullanılıyor.

Savunma sanayisi alanında teknoloji transferi ve ortak üretimin somut örneklerinden biri olarak değerlendirilen Altay projesi, Türkiye’nin yerli savunma sistemleri geliştirme hedefiyle de doğrudan bağlantılı bulunuyor.

Savunma Sanayii Başkanlığının açıkladığı üretim planına göre ilk 85 tankın Güney Kore menşeli güç grubuyla üretilmesi, sonraki 165 tankta ise yerli güç grubuna geçilmesi hedefleniyor. Böylece Türkiye’nin tank üretiminde kritik alt sistemler bakımından dış tedarik ihtiyacını azaltması amaçlanıyor.

Fırtına obüsleri, teknoloji transferinin geçmişteki örneklerinden

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore ile savunma sanayisi iş birliğinin somut sonuçları arasında gösterdiği Fırtına obüsleri de iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinin geçmişine dayanıyor.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde bulunan T-155 Fırtına obüsünün geliştirilmesinde Güney Kore’nin K9 Thunder obüsünden yararlanıldı. Türkiye ile Güney Kore arasında 1999 yılında imzalanan anlaşma kapsamında teknoloji transferi ve lisanslı üretim modeli uygulandı.

İlk 8 Fırtına obüsü Güney Kore’de üretilirken sonraki üretim Türkiye’de gerçekleştirildi. Bu süreç, Türkiye’nin yabancı bir savunma sisteminden teknoloji transferi yoluyla yararlanarak kendi üretim kabiliyetini geliştirmesinin örnekleri arasında yer aldı.

Fırtına projesi, iki ülke arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinin yalnızca ürün tedarikine dayanmadığını, üretim teknolojilerinin ve teknik bilgi birikiminin paylaşılmasının da bu ilişkilerde önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor.

Erdoğan’ın Fırtına obüsleri ve Altay tankı gibi projelerin sayısının artırılması yönündeki açıklaması da geçmişte oluşturulan bu ortaklık modelinin yeni savunma projelerine taşınması hedefini gündeme getirdi.

BATU motoruyla Altay’da yerlileştirme hedefi

Altay tankı projesinin önemli aşamalarından birini de Türkiye’nin kendi güç grubunu geliştirme çalışmaları oluşturuyor. Güney Kore menşeli motor ve transmisyonun kullanıldığı ilk üretim sürecinin ardından Türkiye, BMC Power tarafından geliştirilen BATU motoruyla yerli güç grubuna geçişi hedefliyor.

1500 beygir gücündeki BATU motoru, Altay tankının ihtiyaçlarını karşılamak üzere millî imkanlarla geliştiriliyor. BMC Power, 2 Ocak 2026’da motorun fabrika kabul faaliyetlerinin başarıyla tamamlandığını duyurdu. Bu aşamanın ardından güç grubunun transmisyon kalifikasyon sürecine yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Janes’in 2026 yılında yayımladığı teknik bilgilere göre Altay’ın ilk üretim araçlarında Güney Kore menşeli güç grubu kullanılmaya devam ederken yerli transmisyonun testleri de sürüyor. Yerli güç grubunun tamamlanması, Altay’ın kritik bileşenlerinde dışa bağımlılığın azaltılması açısından önem taşıyor.

BATU projesi, Türkiye’nin Güney Kore ile yürüttüğü teknik iş birliğinin yanı sıra kendi motor ve transmisyon teknolojisini geliştirme kapasitesini ortaya koyan önemli çalışmalar arasında bulunuyor. Bu yönüyle iki ülke arasındaki ilişkiler, teknoloji transferinden yerli sistem geliştirme sürecine uzanan bir çerçevede ilerliyor.

Askeri gemilerde iş birliği için niyet mektubu imzalandı

Lee Jae-myung’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de deniz sistemleri oldu. Güney Kore lideri, eylül ayında iki ülke arasında askeri gemilerde iş birliğine yönelik niyet mektubunun imzalandığını bildirdi.

Temmuz ayında Savunma Sanayisi ve Lojistik Ortak Komitesi’nin toplanmasının ardından gelen bu adım, iki ülkenin savunma sanayisi ilişkilerini farklı platformlara taşıma arayışını gösterdi.

Askeri gemilerde iş birliğine yönelik niyet mektubu, deniz savunma sistemleri alanında ortak çalışma imkanlarının değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor. Ancak söz konusu mektubun hangi gemi türlerini, üretim modellerini veya projeleri kapsadığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı bir üretim takvimi bulunmuyor.

Bu nedenle yeni dönemde deniz platformları alanında atılacak adımların, iki ülkenin savunma sanayisi ortaklığının kapsamını belirlemesi bekleniyor.

Teknoloji paylaşımı ve ortak üretim hedefi genişletilecek

Lee’nin açıklamalarında yalnızca mevcut projelerin sürdürülmesi değil, savunma sanayisinde teknoloji paylaşımının ve ortak üretim imkanlarının artırılması da öne çıktı.

Güney Kore Devlet Başkanı, iki ülkenin geçen yıl gerçekleştirilen zirveden bu yana savunma sanayisi alanındaki temaslarını sürdürdüğünü belirterek temmuz ayında toplanan Savunma Sanayisi ve Lojistik Ortak Komitesi’nin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini aktardı.

Ortak üretim hedefi, iki ülkenin savunma sanayisi şirketlerinin sahip oldukları teknik imkanları bir araya getirerek yeni projeler geliştirmesini kapsıyor. Teknoloji paylaşımının artırılması ise mevcut sistemlerin geliştirilmesi ve yeni savunma platformlarının üretiminde ortak çalışma imkanlarının değerlendirilmesine zemin oluşturuyor.

Türkiye’nin kara sistemleri, zırhlı araçlar ve savunma elektroniği alanındaki üretim kapasitesi ile Güney Kore’nin tank, deniz platformları ve farklı savunma teknolojilerindeki birikimi, iki ülkenin ortak projeler açısından değerlendirebileceği alanlar arasında bulunuyor.

Üçüncü ülke pazarlarına ortak ihracat hedefi

Güney Kore Devlet Başkanı Lee’nin açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri de iki ülkenin üçüncü ülke pazarlarına birlikte açılma hedefi oldu.

Lee, Türk ve Güney Koreli şirketlerin uluslararası pazarlarda birlikte faaliyet göstermesinin yollarının araştırılacağını belirterek ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin artırılmasının bu hedefi destekleyeceğini ifade etti.

Bu yaklaşım, Türkiye ve Güney Kore’nin savunma sanayisi alanındaki üretim ve teknoloji birikimlerini ortak projeler üzerinden uluslararası pazarlara taşıma arayışını gündeme getiriyor.

Altay tankı ve Fırtına obüsleri gibi kara sistemleri ile askeri gemiler alanındaki yeni temaslar, ortak ihracat hedefinin değerlendirilebileceği başlıklar arasında yer alıyor. İki ülkenin şirketlerinin üçüncü ülkelere yönelik projelerde birlikte hareket etmesi, üretim, teknoloji paylaşımı ve ihracat alanlarında yeni iş imkanları oluşturabilir.

Ancak ortak ihracatın hangi ürünleri, ülkeleri ve üretim modellerini kapsayacağı henüz açıklanmış değil. Lee’nin açıklaması bu aşamada bir hedef ve mutabakat çerçevesini ortaya koyarken, somut projelerin ve anlaşmaların ilerleyen dönemde netleşmesi bekleniyor.

Türkiye ile Güney Kore arasındaki savunma sanayisi ilişkilerinin yeni dönemde hangi projelerle genişleyeceği, iki ülkenin ortak komite çalışmaları, askeri gemiler alanındaki temasları ve ortak ihracat girişimleriyle şekillenecek. Altay ve Fırtına projeleriyle geçmişte kurulan teknik ortaklığın, BATU gibi yerli sistem geliştirme çalışmaları ve yeni üretim modelleriyle farklı bir boyuta taşınması hedefleniyor.

Yorumlar

Yorumlar yükleniyor…