Yargıtay, doğum izninin ardından eski görevine döndürülmeyen ve uzmanlık alanı dışında çalıştırılmak istenen kadın işçinin açtığı davada emsal niteliğinde bir karara imza attı. Özel bir bankada kıdemli analist olarak görev yapan çalışanın açtığı davada, işverenin farklı muameleye ilişkin gerekçelerini ortaya koyamaması üzerine ayrımcılık tazminatı talebinin kabul edilmesi gerektiğine hükmedildi.
İkiz gebeliği sırasında iş yerinde psikolojik baskı gördüğünü iddia eden kadın çalışan, doğum izni sonrasında görev tanımının ve sorumluluklarının değiştirildiğini öne sürdü. Hak kazandığı primlerin kendisine ödenmediğini ve çalışma arkadaşlarına göre daha düşük oranda ücret artışı aldığını da ileri sürdü.
Bankacılık alanındaki görevinden alınarak sigortacılık sektöründe çalıştırılmak istenen kadın, bunun üzerine iş sözleşmesini feshetti. Çalışan, tazminat ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açtı.
Banka, yeni görevlendirmenin sözleşmeye uygun olduğunu savundu
Davacı kadın, iş yerindeki yöneticilerinin kendisine yönelik davranışlarının zamanla sistematik psikolojik baskıya dönüştüğünü iddia etti.
Doğum iznine çıkmadan önce sorumluluğunda bulunan yatırım, araştırma ve hisse senedi analizlerine ilişkin görevlerin başka bir çalışana devredildiğini belirten kadın, kendisine mesleki birikimi ve uzmanlığıyla bağdaşmayan bir pozisyon önerildiğini ifade etti.
Davalı banka ise kadın çalışanın doğum izninin sona ermesinin ardından işbaşı yaptığını bildirdi. Kıdemli analistlerin görev kapsamının farklı sektörleri de içerdiğini savunan banka, çalışanın sigortacılık alanına yönlendirilmesinin iş sözleşmesinde esaslı değişiklik oluşturmadığını ileri sürdü.
İlk derece mahkemesi, davacı kadının kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetti. Ancak ayrımcılık ve psikolojik taciz iddialarının yeterli delille ispatlanamadığı gerekçesiyle bu talepleri reddetti.
Tarafların istinaf başvurularının da kabul edilmemesi üzerine dosya, temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildi.
Yargıtay, ispat yükünün işverene geçtiğini belirtti
Davayı değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kadın çalışanın doğum izni öncesinde yürüttüğü işten farklı bir pozisyona görevlendirildiğinin dosyadaki deliller ve tanık ifadeleriyle ortaya konulduğunu belirledi.
Yüksek Mahkeme, yeni görevin çalışanın uzmanlık alanının dışında kaldığının da kanıtlandığı değerlendirmesinde bulundu.
Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5'inci maddesine işaret edilerek işçinin ayrımcılık iddiasını güçlü biçimde destekleyen bir durumu ortaya koyması halinde, ayrımcı bir uygulamanın bulunmadığını kanıtlama yükümlülüğünün işverene geçtiği vurgulandı.
Yargıtay, bankanın kadın çalışanın görevini hangi somut nedenlerle değiştirdiğini ve neden farklı bir uygulamaya tabi tuttuğunu açıklayamadığı sonucuna vardı.
Bu gerekçeyle ayrımcılık tazminatı talebinin reddedilmesini hukuka uygun bulmayan Yüksek Mahkeme, kararın bozulmasına hükmetti.
Doğum izninden dönen çalışanlar için emsal niteliğinde karar
Yargıtay'ın verdiği karar, doğum izni sonrasında kadın çalışanların görev tanımlarında ve sorumluluklarında yapılan değişikliklerin hukuki açıdan değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
Kararda, doğum izninden dönen çalışanın önceki görevinden uzaklaştırılması veya uzmanlığıyla örtüşmeyen başka bir pozisyona yönlendirilmesi durumunda, işverenin bu değişiklikleri somut ve geçerli nedenlerle açıklaması gerektiği ortaya konuldu.
Yüksek Mahkemenin kararı, doğum izni sonrasında iş yerinde farklı muameleye maruz kaldığını ileri süren kadın çalışanların ayrımcılık tazminatı taleplerinin değerlendirilmesi açısından da emsal niteliği taşıyor.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…