Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Onuncu Köy Oteli!

Serdar Arseven
Akşam2 dk okuma65 okunma
Akşam

İnternette dolaşırken bir otel ismi çekti dikkatimi:

10'uncu köy oteli!

Benim gibi, gidecek bir yer arıyor olmalı otele bu ismi veren.

Bu köy nerede acaba

Bak, dertlendim yine.

Geçmişime dönüp bugüne geleceğim:

Bendeniz kendilerini "çağdaş" olarak nitelendirenlerin içinde büyüdüm.

Dine, diyanete ait görüntüler pek yoktu bizim oralarda.

Geçliğimin olgunluk dönemlerinde namaza başlamamı etrafım hayli yadırgamıştı.

O güne kadar ben var mıyım, yok muyum pek farkında olmayan "aile büyüklerim" namaza başlamamı endişeyle karşılamış, "Bana bak, tarikata filan girme!" diye uyarır olmuşlardı.

Ben de o keskin dönemimde çok sert karşılıklar vermiştim hepsine.

Bu beni yeni çevreme açan bir kopuş dönemiydi.

Yeni çevremde, güzel sohbetler vardı.

İnsanlar birbirlerine saygı gösteriyor, benim gibi "din acemisi" birini bile can kulağı ile dinliyorlardı.

Sonra sonra...

Bazı şeylerin ters gittiğini gördüm.

Bu kesimin insanları bölük pörçüktü.

Her grup kendi aralarında gruplara ayrılmıştı.

Parçalar, en iyisinin kendileri olduğunu söylüyorlardı.

Bir kitap fuarında "İslamcı" denilen grupların birbirleri ile çatışmalarına şahit olmuştum.

Öyle sözlü çatışma değil, resmen kafa göz patlatılan bir kavgaydı bu.

Ortamdan iyice soğumaya başlamıştım ki başörtüsü meselesi ülkenin gündemine yerleşti.

Başörtülülerin eğitim hakları ellerinden alınıyordu.

Hukuk siyasallaştırılmış, eğitim kurumları adeta hapishanelere döndürülmüştü.

Haksızlık diz boyuydu ve ben "delikanlılık" gereği mağdur ve mağdurelerin yanında yer almıştım.

O günlerde tuhafıma giden işler vardı.

Mesela...

Bazıları elektrik saatini kaçağa bağlıyorlardı.

Bunun doğru bir davranış olup olmadığını sorduğumda da, yaptıklarını meşrulaştırmayı hedefleyen lâflar ediyorlardı.

Sonra sonra, belediye kapılarına "Rüşvet alan da veren de mel'undur!" yazan yönetimleri gördüm.

Onlar cepleri için para istemiyorlardı.

Şahsi beklentileri yoktu.

Belediyelerden olmadık işleri geçirmeye çalışanlara "Şu camiye şu kadar torba çimento bağışlarsan işin olur!" diyenler olduğunu duydum.

Bu konudaki rahatsızlığımı dile getirdiğimde "Cebine para istese haklısın, cami için istiyor, Kur'an kursu için istiyor!" gibi uygulamaları meşrulaştırmayı hedefleyen lâflar ediyorlardı.

Yeni çevremde rahatsızlık veren durumlar vardı ama "karşı taraf" büsbütün sıkıntılıydı.

Milletin değerlerini hedef alan, din ve vicdan hürriyeti alanını daralttıkça daraltan uygulamalar vardı.

Üstelik nice yolsuzluklar vardı.

"Ehven-i şer" diyerek devam ediyorduk yolumuza.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Timurtaş Hoca!

Uzun yıllar önce beni "laiklikten kurtarmak" isteyen arkadaşım, "Mahalleye Timurtaş Hoca geliyor!" demişti. Timurtaş Hoca Ne olmuş geliyorsa Çok mu önemli Arkadaşım, "Önemli olmaz olur mu Timurtaş Hoca bir vaaz verir, cami cemaati kendinden geçer. Öyle kuvvetli ve keskin bir hatiptir." deyince... Timurtaş Hoca'nın sohbet edeceği eve gitmek istedim.

Milat · Bugün

Seccadesiz olmaz!

Etrafımız kötülüklerle dolu. Çürüme hemen her yerde. Her taraftan irin akıyor. Fırsatçılık, vurgunculuk almış başını gidiyor. Dört bir yanda şiddet, insanlar trafikte, sokakta birbirlerini boğazlıyor. Okullarda şiddet olaylarının arttığını hep söylüyorduk, son zamanlarda iyice görünür oldu. Kız öğrenciler bile elde silah, bıçak arkadaşlarına dalıyo

Milat · 25.10.2026

Anıtkabir'den bildiriyorum

Anıtkabir'e bakarken aklımdan geçenleri yazı konusu yapayım, dedim. Sorumluluğu adeta insanüstü vasıflar yüklenmiş birinin sırtına yükleyip rahat etmek. Birileri ululamak, birileri de kötülemek için gerçeklerle zıtlaşmakta, bir vefat etmiş üzerinden kavgalarını yürütmekte. Onun duyguları yoktur, insanoğlu hatalıdır ama onda hata yoktur, hata gibi g

Milat · 22.10.2026

Feminizmle Mücadele Derneği!

Ne dersiniz, Feminizmle Mücadele Derneği'ni kursam mı Ne dersiniz, Feminizmle Mücadele Derneği'ni kursam mı Ben "izm"lerden hiçbirine yakın değilim. Hatta hepsine çok uzağım. Rahmetli Cemil Meriç "İdrakimize giydirilmiş deli gömlekleri!" diyor, "izm"ler için. İdrak: İnsanın ne için yaratıldığını, nereden gelip nereye gittiğini anlayabilmesine seviy

Milat · 20.10.2026