MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet’in 103. yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine dikkati çekerek, “Cumhuriyet’e gidilen süreçte Türk milleti, Mustafa Kemal Paşa ve kahraman silah arkadaşlarının arkasına saf saf dizilerek Anadolu’da Türk tarihinin ikinci Ergenekon destanını yazmıştır.” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet’in gelecek nesillere bırakılan bir emanet olduğunu belirten Bahçeli, gençlere yönelik mesajında, “Ey Türk genci! Cumhuriyet sana bırakılmış yalnızca bir miras değil, aklınla, ahlakınla, azmin ve fedakârlığınla yaşatacağın bir emanettir. Ufuk sensin, güneş sensin, ümit sensin. Cumhuriyetin kutlu olsun.” dedi.
MHP’nin Cumhuriyet’in geleceğindeki rolüne ilişkin de konuşan Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet’in geleceğe bakan gözü, yarınları idrak eden aklı, istikbale koşar adım ilerleyen iradesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
“Terör bitecek, kardeşlik yükselecek”
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefinin tarihî önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Milliyetçi Hareket Partisi olarak kaos ve çatışmaların ürettiği fırtınalara gebe olan dünyada güven ve istikrarın limanı, barış ve refah ikliminin mimarı bir Türkiye idealinin sahibiyiz. Bunun için ülkemizin ve bölgemizin huzur ve barış iklimini kirleten başta terörizm olmak üzere bütün radikal unsurlardan kurtulmayı mümkün kılacak Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge vizyonunun bütünüyle hayata geçmesinin tarihî bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz.”
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türk milleti kararını vermiştir. Terör bitecek, kardeşlik yükselecek, bölgemizde barış ve huzur inşallah sökün edecektir. İstikrarsızlıkla çoraklaşan topraklarda refah ve güven yeşerecektir.”
Türk dünyasında birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatına ilişkin, “Türk Devletleri Teşkilatı güçlenerek yoluna devam edecek, Türk Yüzyılı’nı inşa ederken bölgesel barış ve huzurun, küresel düzenin de kurumsal kalesi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış”
Avrupa’da yaşanan sosyal hareketler ve şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Avrupa ülkelerinin göçmen karşıtlığı, İslamofobi ve Türkofobi üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştığını savundu.
Avrupa’nın ekonomik ve siyasi gücünün gerilediğini ifade eden Bahçeli, “Uzun zamandır göçmen karşıtlığıyla İslamofobi ve Türkofobi taşımak suretiyle siyasi rant oluşturma peşinde koşan Avrupa’nın ektiği fitne tohumları kendilerine dönmeye başlamıştır.” dedi.
Avrupa’nın mevcut durumuna ilişkin değerlendirmesinde bisiklet benzetmesini kullanan Bahçeli, “Avrupa bisiklet gibidir, ilerlemek zorundadır, durursa düşer.” sözünü hatırlatarak, “Zira Avrupa’nın pedal çevirecek dermanı da kalmamış görünmektedir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Avrupa açısından önemine de değinen Bahçeli, “Bugün Türkiye, sahip olduğu jeopolitik konumu, güçlü devlet tecrübesi, üretim kapasitesi, genç nüfusu ve bölgesel ilişkileriyle Avrupa’nın her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç duyduğu bir ülkedir.” diye konuştu.
Türkiye-Libya anlaşmasına destek
Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını değerlendiren Bahçeli, “Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin Mutabakat Muhtırası’nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmış olması memnuniyet verici bir gelişme olmuştur.” dedi.
Mutabakatın iki ülkenin hak ve menfaatlerini gözettiğini belirten Bahçeli, Akdeniz’deki gelişmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Akdeniz Havzası’nda, bilhassa da ülkemizin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik sahasında herhangi bir oldubittiye izin verilmeyeceğini defaatle ve kararlılıkla dile getiren Türkiye, komşularımızla dostane ilişkileri pekiştirmek, karşılıklı rıza ile iş birliği mekanizmaları ihdas etmek, hükümetler arasındaki yakınlaşmayı halklarımıza da teşmil etmek suretiyle tüm bölgede barış, huzur ve istikrarı tahkim etmek arayışındadır.”
Bahçeli, Türkiye ve Libya’nın başka ülkelerin beklentilerine göre hareket etmek zorunda olmadığını vurgulayarak, “Ne Türkiye ne de Libya onların beklenti ve taleplerine uygun davranmak zorunda değildir.” diye konuştu.
Mekke ve Bedir anlaşmalarına ilişkin değerlendirme
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinen Bahçeli, anlaşmanın taraflar arasındaki ilişkileri güçlendireceğini belirtti.
Bahçeli, “7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke’de imzalanan Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı arasında ortak savunma için Mekke Anlaşması, taraflar arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracak, bölgemizde yaşanan sorunların çözümünde dış müdahalelerin etkisiz kılınmasını sağlayacak bir diğer önemli gelişmedir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakatı’nın da savunma sanayisi alanındaki iş birliğini güçlendireceğini kaydeden Bahçeli, mutabakatın ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve askerî eğitim bakımından stratejik önem taşıdığını söyledi.
“Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir”
İsrail’deki siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Arap partilerinin de temsil edildiği bir hükümetin kurulmasının toplumsal uzlaşıya katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Bahçeli, “Bize göre Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükümetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli, Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir.” dedi.
Gazze’deki ateşkese rağmen Batı Şeria’da saldırıların devam ettiğini belirten Bahçeli, ABD ile İsrail ve İran arasındaki askerî gerilimin de bölgesel barış ve istikrarı tehdit ettiğini kaydetti.
Irak’ta silahların devlet kontrolünde toplanmasına yönelik açıklamaları olumlu değerlendiren Bahçeli, Türkiye-Irak ilişkilerinin Kalkınma Yolu Projesi ile daha ileri bir noktaya taşınacağını belirtti.
“Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir”
Konuşmasının son bölümünde Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Bahçeli, siyasi eleştiri ile toplumsal huzuru bozabilecek söylemler arasında ayrım yapılması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “Elbette her siyasi adım eleştirilebilir. Her karar sorgulanabilir. Demokratik toplumların gücü de zaten eleştiri ve denetim mekanizmalarından gelir. Ancak eleştiri ile istismar arasındaki çizgiyi, demokratik itirazla toplumsal huzuru bozmaya yönelik kışkırtıcılık arasındaki farkı iyi bilmek gerekir.” ifadelerini kullandı.
Siyasetin toplumu birleştirmesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
“Asıl mesele, eleştiriyi sorumlulukla yapmak, farklı düşünceleri ülkenin birliğini, milletin huzurunu ve hukukun üstünlüğünü gözeterek dile getirmektir. Millî meseleleri siyasi kazanç uğruna istismar etmek ne demokratik olgunlukla ne de toplumsal sorumlulukla bağdaşır. Sokakları gerilim ve çatışmanın adresi hâline getirmeye çalışmak siyasetin konusu olamaz. Siyasetin görevi tahrik etmek değil, birleştirmektir. Kutuplaştırmak değil, kucaklaştırmaktır.”
Siyasette arınma ve aklanmanın önemine de değinen Bahçeli, “Bu vesileyle bir kez daha siyasette arınma ve aklanmanın ertelenemez bir gereklilik olduğunu vurgulamak istiyorum.” diyerek konuşmasını tamamladı.







Yorumlar
Yorumlar yükleniyor…