Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

"Olmadı şöyle bir fotomuz" diyenlere...

Ahmet Battal
Akşam3 dk okuma62 okunma
Akşam

Bir instant (enstantane) olarak aynı fotoğraf karesinde yer almış olmak iki kişiyi birbirine ne kadar yakıştırır ve yaklaştırır Olgusal olarak bakıldığında aslında neredeyse hiç. Zira insan sosyal bir varlıktır ve sosyalleşmenin bir gereği olarak herkes herkesle bir an beraber olabilir. Hele bu durum bir grubun içinde iken anlık beraber olmak ve grup fotoğrafında görünmek biçiminde ise garip görülecek veya itiraz edilecek hiç bir şey yoktur. O zaman, mesela, bir şehirdeki bir lokantacılar derneğinin başkan adayının vali ile fotoğrafını paylaşmasının maksadı nedir Algılar çağındayız ve algısal olarak bakıldığında bu "anlık beraberliğin" değilse de onun "ölümsüzleştirilmesi"nin bir arka planının var sayılması gerekiyor. O başkan adayı, o fotoğrafla, en hafifinden, demiş oluyor ki, "ben valiye ulaşabiliyorum, işinizi çözerim, bana rey verin ey dernek üyeleri". Bu durumda "diğer başkan adayları neden ulaşamıyor da bu ulaşıyor" sorusu akla geliyor. Elbette mesele sadece "ulaşma" değil. oğu zaman hukuk dışı bir güç elde etme hali de var. Hukukun ve hukuka güvenin azaldığı bu ülkede biz taşradan başladık, siz Ankara bürokrasisini nazara alınız. Zira balık baştan kokuyor. Erdoğan'ın meşhur repliği de burada (ve bu sefer onun ve bürokratlarının ilişkileri için) devreye giriyor: Kimleeeeeerrr kimlerle beraber... Sizin de dikkatinizi çekmiştir: Kamu ile ilgili bir skandal patlak verdiğinde, öncelikle, adı geçenlerin kendi sosyal medyalarında paylaşmış oldukları eski fotoğraflara bakılıyor. Bu yüzden "devlet büyükleri!" ile çekilmiş fotoğraflarını paylaşmış olanlar, adları skandalla anıldıktan hemen sonra, mümkünse önce o eski fotoğrafları erişilemez hale getiriyorlar. Ama internette bir şeyleri tamamen kaybetmek veya gizlemek pek de mümkün olmadığından, birileri o fotoğrafları bir şekilde bulup çıkarıyor ve milletin önüne koyuyor. Yanlış anlaşılmasın. Siyasetçilerin, kendileriyle fotoğraf çektirmek isteyenlere itiraz etmesi makul değil. Bu tür fotoğraflar tek başına o siyasileri skandalın içine çekmeye elbette yetmez.

Olgusal olarak bakıldığında aslında neredeyse hiç.

Zira insan sosyal bir varlıktır ve sosyalleşmenin bir gereği olarak herkes herkesle bir an beraber olabilir.

Hele bu durum bir grubun içinde iken anlık beraber olmak ve grup fotoğrafında görünmek biçiminde ise garip görülecek veya itiraz edilecek hiç bir şey yoktur.

O zaman, mesela, bir şehirdeki bir lokantacılar derneğinin başkan adayının vali ile fotoğrafını paylaşmasının maksadı nedir

Algılar çağındayız ve algısal olarak bakıldığında bu "anlık beraberliğin" değilse de onun "ölümsüzleştirilmesi"nin bir arka planının var sayılması gerekiyor.

O başkan adayı, o fotoğrafla, en hafifinden, demiş oluyor ki, "ben valiye ulaşabiliyorum, işinizi çözerim, bana rey verin ey dernek üyeleri".

Bu durumda "diğer başkan adayları neden ulaşamıyor da bu ulaşıyor" sorusu akla geliyor. Elbette mesele sadece "ulaşma" değil. oğu zaman hukuk dışı bir güç elde etme hali de var. Hukukun ve hukuka güvenin azaldığı bu ülkede biz taşradan başladık, siz Ankara bürokrasisini nazara alınız. Zira balık baştan kokuyor.

Erdoğan'ın meşhur repliği de burada (ve bu sefer onun ve bürokratlarının ilişkileri için) devreye giriyor: Kimleeeeeerrr kimlerle beraber...

Sizin de dikkatinizi çekmiştir:

Kamu ile ilgili bir skandal patlak verdiğinde, öncelikle, adı geçenlerin kendi sosyal medyalarında paylaşmış oldukları eski fotoğraflara bakılıyor.

Bu yüzden "devlet büyükleri!" ile çekilmiş fotoğraflarını paylaşmış olanlar, adları skandalla anıldıktan hemen sonra, mümkünse önce o eski fotoğrafları erişilemez hale getiriyorlar.

Ama internette bir şeyleri tamamen kaybetmek veya gizlemek pek de mümkün olmadığından, birileri o fotoğrafları bir şekilde bulup çıkarıyor ve milletin önüne koyuyor.

Yanlış anlaşılmasın. Siyasetçilerin, kendileriyle fotoğraf çektirmek isteyenlere itiraz etmesi makul değil. Bu tür fotoğraflar tek başına o siyasileri skandalın içine çekmeye elbette yetmez.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Koltuk altından çıkıp kola girmek

Ön not: Bu yazı bir "muhalefet eleştirisi" değildir.29 Ekim merasiminin Anıtkabir kısmında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin koluna girip yürümesi hayli eleştiri aldı. Genel Başkanlığı eski DYP'li (Demokrat Partili) ve eski MHP'li Meral Akşener'den devralmış olan Dervişoğlu'nun bu eylemi, eylemini

Yeni Asya · Bugün

Acemaşiran baş uçuran makamı

Klasik müzikteki makamlar hakkında fazlaca bir bilgimiz yok. Ama devletteki makamlar hakkında –mecburen- biraz bir şeyler biliyoruz.2016'dan bu yana Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan Oktay Saral, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını eleştirdikten sonra, oradan gelen tepkiler üzerine, Cumhurbaşkanının görevden almasıyla, danışmanlık vazifesinden istifa

Yeni Asya · 30.10.2026

Üst kurullar ve keyfî yönetim modeli

Fon skandalının devlet yönetimi ile ilgili olarak açıkça gösterdiği en önemli husus şu:-Hemen her konuda kararı tek kişi verirse, -Bu tek kişi yıllarca değişmezse, -Bu tek kişi karar verirken sistematik bir yardımcılar mekanizmasından değil de menfaate dayalı kapalı ilişkiler ağından etkilenirse, -Üçüncü göz de denilen iç denetim mekanizmaları da y

Yeni Asya · 29.10.2026

AKP-MHP ortaklığında ideolojik iktidar kimde

İki hafta kadar önce "AKP-MHP ortaklığında patron kim" başlıklı yazımızda MHP Lideri Devlet Bahçelinin Grup Toplantısında söylediği şu cümleyi tahlil etmiştik:"Önümüzdeki beş yılın siyasî formülünü şu şekilde ifade ediyorum: Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP; Türkiye'de Cumhur İttifakı, Dünyada Türk asrı." Sözcü'nün üvey kardeşi denilen Nefes Gazetes

Yeni Asya · 28.10.2026