Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Emeklilik endeksinde de sonuncuyuz

Mehmet Kara
Akşam3 dk okuma51 okunma
Akşam

Türkiye'nin dünyadaki durumunu ortaya koyan, demokrasi, adalet, hukuk ve hürriyetler endekslerine bakıldığında içler acınası halimiz ortaya çıkıyor. Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 143 ülke arasında 117. sırada yer aldı. Bu alanda bölgesindeki 15 ülke arasında 14. sırada bulunuyor. Temel haklar alanında 143 ülke arasında 135. sıradayız. Bölgesindeki 15 ülke arasında son sırada yer alıyoruz. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada bulunuyor. Dünya Gazeteciler Günü'nü kutladığımız şu günlerde gazetecilere baskılar artarak sürüyor. Demokrasi Endeksi'nde 173 ülke arasında 149. sıradayız. Yolsuzluk sıralamasında 182 ülke arasında 124. sıradayız. Bunlar, kötü karnemizin yalnızca bir bölümü... Enflasyonda dünyada ilk 10'dayız. Gıda enflasyonunda ilk 5'in içindeyiz. Gelir adaletsizliğinde üst sıralardayız. Adalet olmazsa ne ekonomi düzelir, ne yatırım gelir, ne de toplumsal huzur sağlanır. *** 19 ÜLKE ARASINDA SONUNCUYUZ! Şimdi bir de buna Türkiye'nin Avrupa'daki emeklilik sistemleri arasında son sırada yer almasını eklemek gerekiyor. Dünya nüfusunun yüzde 66'sını kapsayan 55 emeklilik sistemini inceleyen 2026 Küresel Emeklilik Endeksi yayımlandı. Araştırmada emeklilik sistemleri; gelir yeterliliği, sürdürülebilirlik ve güvenilirlik kriterleri üzerinden değerlendirildi. Raporda incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, genel sıralamada son sırada yer aldı. Nasıl olmasın ki... Türkiye'de milyonlarca emekli yalnızca ekonomik sıkıntılarla mücadele etmiyor; aynı zamanda ciddî bir adaletsizliğin mağduru durumunda. Yıllarca çalışan insanlar bugün geçim hesabı yapmak zorunda kalıyor. Yıllar öncesine kadar asgarî ücretin üzerinde gelir elde eden emekliler, bugün açlık sınırının çok altında kalan maaşlarla hayat mücadelesi veriyor. alışan emekli sayısının son altı yılda yüzde 185 artması da uygulanan yanlış ekonomi politikalarının sonuçlarından biri... "Kök maaş" uygulaması başlı başına bir adaletsizlik kaynağı... Getirilen bu sistemde, kök maaşlara yapılan zamlar bazı emeklilerin aylıklarına yansırken bazı emekliler bu artışlardan yararlanamıyor. Kök maaşı, belirlenen taban aylığın yalnızca birkaç lira üzerinde olanlar da sonuçta taban aylık düzeyinde kalıyor. Böylece farklı tutarlarda maaş alan emekliler, en düşük aylık uygulaması nedeniyle aynı seviyede buluşuyor. En düşük emekli aylığının, bayram ikramiyesinin asgari ücret seviyesine çıkarılmasını öngören teklifler reddediliyor. Bu durum, iktidarın emeklilerin sorularına yaklaşımını gösteriyor.

Türkiye, Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 143 ülke arasında 117. sırada yer aldı. Bu alanda bölgesindeki 15 ülke arasında 14. sırada bulunuyor.

Temel haklar alanında 143 ülke arasında 135. sıradayız. Bölgesindeki 15 ülke arasında son sırada yer alıyoruz.

Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada bulunuyor. Dünya Gazeteciler Günü'nü kutladığımız şu günlerde gazetecilere baskılar artarak sürüyor.

Demokrasi Endeksi'nde 173 ülke arasında 149. sıradayız. Yolsuzluk sıralamasında 182 ülke arasında 124. sıradayız.

Bunlar, kötü karnemizin yalnızca bir bölümü...

Enflasyonda dünyada ilk 10'dayız. Gıda enflasyonunda ilk 5'in içindeyiz. Gelir adaletsizliğinde üst sıralardayız. Adalet olmazsa ne ekonomi düzelir, ne yatırım gelir, ne de toplumsal huzur sağlanır.

***

19 ÜLKE ARASINDA SONUNCUYUZ!

Şimdi bir de buna Türkiye'nin Avrupa'daki emeklilik sistemleri arasında son sırada yer almasını eklemek gerekiyor.

Dünya nüfusunun yüzde 66'sını kapsayan 55 emeklilik sistemini inceleyen 2026 Küresel Emeklilik Endeksi yayımlandı. Araştırmada emeklilik sistemleri; gelir yeterliliği, sürdürülebilirlik ve güvenilirlik kriterleri üzerinden değerlendirildi. Raporda incelenen 19 Avrupa ülkesi arasında Türkiye, genel sıralamada son sırada yer aldı.

Nasıl olmasın ki...

Türkiye'de milyonlarca emekli yalnızca ekonomik sıkıntılarla mücadele etmiyor; aynı zamanda ciddî bir adaletsizliğin mağduru durumunda.

Yıllarca çalışan insanlar bugün geçim hesabı yapmak zorunda kalıyor. Yıllar öncesine kadar asgarî ücretin üzerinde gelir elde eden emekliler, bugün açlık sınırının çok altında kalan maaşlarla hayat mücadelesi veriyor.

alışan emekli sayısının son altı yılda yüzde 185 artması da uygulanan yanlış ekonomi politikalarının sonuçlarından biri...

"Kök maaş" uygulaması başlı başına bir adaletsizlik kaynağı... Getirilen bu sistemde, kök maaşlara yapılan zamlar bazı emeklilerin aylıklarına yansırken bazı emekliler bu artışlardan yararlanamıyor. Kök maaşı, belirlenen taban aylığın yalnızca birkaç lira üzerinde olanlar da sonuçta taban aylık düzeyinde kalıyor. Böylece farklı tutarlarda maaş alan emekliler, en düşük aylık uygulaması nedeniyle aynı seviyede buluşuyor.

En düşük emekli aylığının, bayram ikramiyesinin asgari ücret seviyesine çıkarılmasını öngören teklifler reddediliyor. Bu durum, iktidarın emeklilerin sorularına yaklaşımını gösteriyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Gençlerimizi kaybediyoruz

Gençler artık birçok mesele sebebiyle mutsuz ve geleceklerinden endişeli.MAK Danışmanlık Şirketi'nin yaptığı "Türkiye Geneli Gençlik Araştırması"nın sonuçları bunu net şekilde ortaya koymuştu. "Hayatınızı bir bütün olarak düşündüğünüzde ne kadar mutlu ya da mutsuz olduğunuzu söyler misiniz" sorusuna gelen cevaplarda "Mutluyum" diyenlerin oranı yüz

Yeni Asya · Bugün

Dert bini aştı

Fon soygunu, milletin yaşandığı birçok problemin gündeme gel(e)memesine yol açıyor.Öyle büyük bir vurgundan söz ediliyor ki, hadise tarihin en büyük soygunlarından biri olarak nitelendiriliyor. Hatta 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremlerin yol açtığı maddî zarardan daha büyük bir kayıptan bahsediliyor. Vurgunun boyutunu anlatmak için tı

Yeni Asya · 26.10.2026

Bu kış zor geçecek

Türkiye, fon soygunu ile çalkalanıyor. Bir yanda tırlar dolusu para kazananlar, diğer yanda bu kışı nasıl geçireceğini düşünen vatandaşlar.Bir tarafta yolsuzluk, rüşvet, irtikâp, kayıt dışı ekonomi, fon soygunu; diğer tarafta yoksulluk, açlık, işsizlik, enflasyon, hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı... Açlık sınırının 38 bin lira, yoksulluk sınırını

Yeni Asya · 19.10.2026

Fon soruları

Fon vurgunu, Türkiye'nin yaşadığı en büyük krizi olarak tarihi geçti. Vurgunun üzerinden bir aydan fazla bir zaman geçmesine rağmen onlarca soru cevapsız kalıyor.Fonlardan haksız kazanç sağlayanların durumu, vatandaşın uğradığı zararların nasıl giderileceği, kriz çıkana kadar sorumlu olan kurumlara neden işlem yapmadığı gibi onlarca soru cevap bekl

Yeni Asya · 18.10.2026