Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Kâtip Çelebi ve Cihannümâ

Nurettin Taşkesen
AkşamBugün2 dk okuma38 okunma
Akşam

6 Ekim 1657 tarihinde 48 yaşında vefat eden tarihçi, coğrafyacı ve bibliyografya yazarı Kâtip Çelebi'nin en önemli eseri Cihannümâ'dır. Kâtip Çelebi, Girit seferi sırasında coğrafya ve harita çizimine ilgi duydu. Coğrafya kitaplarının yetersiz olması yüzünden bir kitap yazmaya karar verdi. "Cihannüma" eserini iki bölüm halinde yazan Kâtip Çelebi, ilk defa sistematik bir coğrafya kitabı ortaya koydu.

Kâtip Çelebi'nin hayatını kısaca özetleyelim. Babası Enderun'da yetişmiş olan Abdullah Efendi'dir. Beş yaşında eğitime başladı. Kur'anı kısmen ezberleyerek, iyi hattatlardan hat dersi aldı. Çok zor olan arşiv yazısı Siyakat'ı öğrendi. Devrin en meşhur ve bilgili hocası olan Kadızade Mehmed Efendi'den uzun yıllar ders aldı.

Daha 14 yaşındayken babasının yanında memuriyete başladı. Ancak ücretini devletten değil babasının maaşından alıyordu. 17 yaşında ilk defa Bağdat seferine katıldı. Ardından doğuya yapılan birçok sefere iştirak etti. 1635'te IV. Murad'ın Revan seferine de katıldı. Son olarak 1645 yılında Girit seferine katıldı.

Bir seferden gelirken: "Küçük cihaddan büyük cihada döndüğünü" söylemiş ve ondan sonra kendini tamamen ilmi çalışmalara vermiştir. 1637'de zengin bir akrabasından kalan mirasın önemli bir kısmını, 300 bin akçeyi kitaba yatırdı. Kalanıyla evini tamir ettirdi ve aynı yıl evlendi.

Kitap okumayı ve ilimle uğraşmayı çok severdi. Bazen kitaba öyle dalardı ki, güneş doğuncaya kadar odasında mum ışığında çalışır, yorgunluk bilmezdi. İki yılda usul-i hadis ilmini tamamladı. Arapça Farsça yanında Latince'yi de öğrendi. Müslüman olmuş bir Fransız olan Mehmed İhlasi'nin yardımıyla Latince'den Türkçe'ye tercümeler bile yaptı.

Katip Çelebi vakur, iyi huylu, himmet sahibi, az konuşan erdemli bir zattı. Hicivden hiç hoşlanmazdı. İnce zevk ve merakları vardı. Evinde salkımlı mavi sümbüller yetiştirdiği bilinmektedir.

En önemli eseri Cihannümâ'da; Endülüs, Kuzey Afrika ve Osmanlı ülkesi konu edilmiştir. Osmanlı (iklimi Rum) bölümünde Bursa, Edirne İstanbul anlatılmış, daha sonra Rumeli, Bosna ve Macaristan konu edilmiştir.

İbrahim Müteferrika kurduğu matbaada kitaplar basmaya başladığında, 10. Eser olarak 1732'de Cihannümâ'yı yayınlamıştır. Eserin bazı bölümleri çeşitli Batı dillerine çevrilmiş, ayrıca özetleri ve ilaveleri de yapılmıştır. Cihannümâ'nın birinci bölümünde denizler, adalar ve nehirler, ikinci bölümünde ise şehirler ve keşfedilen yerler anlatılmıştır. Ayrıca dünyanın yuvarlak olduğunun delillerini sıralanarak dinin gerçeklerle asla çelişmediği ifade edilmiştir.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Nuri Pakdil'i özlüyoruz!

Kudüs şairi merhum Nuri Pakdil'i en çok "klas duruş" tarifiyle hatırlıyorum. Bugünlerde bu "klas duruş"a ne kadar ihtiyacımız olduğu herkesin malumudur. Onun yazdıkları ve savunduğu fikirlerle hayatı arasında en ufak bir çelişkiye rastlanmaz. Kazanmış olduğu Kültür Bakanlığı, Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'nün maddi kısmını kabul etmemesi tam bir "kla

Milat · 25.10.2026

Servet hırsı Allah'a isyan suçudur!

Dizginlenemeyen ihtiras ve arzular, bertaraf edilemeyen aşırı imrenme ve kıskançlıklar gibi menfî temâyüllerin doğurduğu huzursuzluktan kurtulabilenler azın azıdır. Hırs, frenlenmediği takdirde haset denilen kalbî hastalığa müncer olur. Kendisini hırs ve hasedin girdabına kaptıranlar, er-geç hüsran ve huzursuzluk gayyasına düşerler. İnsanlık cevher

Milat · 11.10.2026

Soykırım üç yılını doldurdu!

7 Ekim'de başlayan soykırım, sessiz dünyanın gözü önünde maalesef üç yılını doldurdu. 74 bin şehidin şahitliğinde Müslümanlar hiç iyi bir imtihan vermediler. İlk günlerde; mazlumu terörist yerine koyup katil Siyonistleri mağdur gibi gösterenlere destek verdiler. Hamas için "İyi ama, durup dururken niye saldırdılar" suçlamasına hemen inandılar. Daha

Milat · 11.10.2026

Her şeyden önce ahlak!

Toplumdaki ahlaki çöküntüyü dile getirmek için, mutlaka büyük çapta yolsuzluk ve sahtekarlıklar mı olması gerekiyor Üzülerek izlediğimiz son olayların hiç yaşanmadığını farz edelim. Çalışan insanların ve özellikle gençlerin sosyal medyada dile getirdikleri hayat felsefesi; fazla çaba göstermeden kısa zamanda zengin olmak ve lüks bir yaşantı sürmek

Milat · 04.10.2026