Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Suriye'de Kürt Meselesi ve SDG Anlaşmasına yönelik toplumsal tutumlar

Ali Akbaba
Akşam2 dk okuma128 okunma
Akşam

Suriye'de Kürt meselesine ilişkin son gelişmeler, yalnızca Kürtlerin değil, Arap nüfusunun ve genel olarak Suriye toplumunun geleceği açısından da önemli sonuçlar doğurabilecek bir süreci ortaya koymaktadır. Bölgedeki farklı toplumsal kesimlerin anlaşmaya yönelik yaklaşımları birbirinden ayrışmakla birlikte, genel eğilimin Suriye'nin toprak bütünlüğü ve ortak ulusal kimliği etrafında şekillendiği görülmektedir.

1. Kürt Meselesine Yaklaşım

Suriye'deki Kürtlerin anlaşmaya yaklaşımını değerlendirirken iki temel eğilimden söz edilebilir.

İlk kesim, Kürt meselesinin Suriye'nin ulusal çerçevesi içerisinde çözülmesini savunan Suriyeli Kürtlerden oluşmaktadır. Bu kesim açısından Kürtlerin anayasal haklarının güvence altına alınması, kültürel ve dilsel haklarının tanınması ve özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde Kürtçe eğitim imkânının sağlanması önemli kazanımlar olarak değerlendirilmektedir. Meselenin Suriye'nin ulusal bütünlüğü içerisinde çözüme kavuşturulması, bu yaklaşım açısından önemli bir başarı olarak görülmektedir.

İkinci kesim ise daha ayrılıkçı bir çizgide duran ve özellikle Kandil bağlantılı yapılanmalar ile Devrimci Gençlik gibi unsurlar üzerinden temsil edilen akımdır. Bu çevrelerin Suriye'deki Kürt meselesine dışarıdan müdahil olan aktörlerle bağlantılı olduğu yönünde güçlü bir kanaat bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu çevrelerin anlaşmayı bütünüyle kabul etmek yerine, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırmaya veya çeşitli yöntemlerle sabote etmeye çalışabileceği değerlendirilmektedir.

Dolayısıyla önümüzdeki dönemde SDG içerisinde veya Kandil çizgisine yakın çevrelerde anlaşmaya karşı çıkan bir muhalefetin ortaya çıkması ihtimal dahilindedir.

2. Arap Kesiminin Tepkileri

Haseke, Rakka ve Deyrizor başta olmak üzere SDG kontrolündeki bölgelerde yaşayan Arap nüfusunun anlaşmaya yönelik yaklaşımının genel olarak olumlu olduğu görülmektedir. Bunun temelinde ekonomik, sosyal ve güvenlik açısından ortaya çıkması beklenen gelişmeler bulunmaktadır.

Ekonomik Boyut

Bölgede bulunan petrol kuyuları ve diğer ekonomik kaynakların yeniden Suriye devletinin kontrolüne geçmesi, Arap nüfus arasında önemli bir beklenti oluşturmuştur. Bu kaynakların devlet hazinesine aktarılmasının, ekonomik şartların iyileşmesine ve ülke genelinde ekonomik toparlanmaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Ulaşım ve Yolların Açılması

Haseke ve SDG kontrolündeki diğer bölgelere ulaşım konusunda yaşanan sorunların ortadan kalkması da halkın beklentileri arasındadır. Yolların yeniden açılması, bölgedeki ekonomik ve sosyal hareketliliğin artmasına katkı sağlayacaktır.

Göç Edenlerin Geri Dönüşü

Arap nüfus açısından en önemli beklentilerden biri, geçmiş yıllarda köylerinden ve yaşadıkları bölgelerden göç etmek zorunda kalan insanların yeniden topraklarına dönebilmesidir. Bu nedenle anlaşmanın yerinden edilen insanların dönüşünü kolaylaştıracak bir sürecin önünü açması, bölgedeki Arap nüfusu açısından son derece önemli görülmektedir.

3. Genel Tutum ve Suriye Kimliği

Bütün kesimler birlikte değerlendirildiğinde, anlaşmaya yönelik genel eğilimin destekleyici olduğu söylenebilir. Bunun temelinde ise Kürtlerin anayasal haklarının tanınması ile Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması arasında bir denge kurulması beklentisi bulunmaktadır.

Kürtlerin kültürel, dilsel ve siyasi haklarının anayasal güvence altına alınması, özellikle Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde Kürtçe eğitim imkânının sağlanması önemli bir başlık olarak öne çıkmaktadır.

Bununla birlikte toplumun geniş kesimlerinde, etnik kimliklerin birbirinden ayrıştırıcı bir siyasal zemine dönüşmesi yerine ortak bir Suriye kimliği etrafında birleşme arzusu bulunmaktadır. Bu yaklaşımın temel düşüncesi, "Arap", "Kürt" veya başka bir etnik kimlik üzerinden ayrışmak yerine, herkesin eşit vatandaşlık temelinde Suriyeli kimliğinde buluşmasıdır.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Bir fotoğrafa sığan ömürler: Gazze'nin şehit âlimleri ve yarım kalan bir divan

Bazı fotoğraflar vardır; yalnızca bir anı kaydetmez, bir dönemin hikâyesini, bir toplumun hafızasını ve insanlığın vicdanına bırakılmış ağır bir emaneti taşır. İlk bakışta sıradan bir toplantı gibi görünen bu fotoğraf da onlardan biri. Dar bir odada, birbirine yakın oturmuş, önlerinde defterler ve kitaplar bulunan insanlar... Kimi dinliyor, kimi dü

Milat · Bugün

Haseke'de Yeni Dönem: Devlet kurumları Sahaya Geri Dönüyor

Suriye'de 8 Aralık sonrası başlayan yeni dönemin en kritik başlıklarından biri, ülkenin parçalanmış idari ve güvenlik yapısının yeniden merkezi devlet çatısı altında bütünleştirilmesidir. Bu sürecin en hassas adreslerinden biri ise Haseke'dir. Uzun yıllardır YPG/SDG'nin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği Haseke'de bugün yaşanan gelişmeler, yalnızc

Milat · 10.10.2026

Mekke'de yeni denklem: Üç ülke, dört güç ve eksik olan insan

Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, yalnızca üç ülke arasındaki askeri iş birliğini güçlendiren bir anlaşma olarak değil, İslam dünyasının geleceği açısından üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir gelişme olarak okunmalıdır. Anlaşmaya göre üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırı, üçüne bir

Milat · 09.08.2026

Suriye'nin önceliği savaş değil, istikrar

Ortadoğu, uzun yıllardır savaşların, vekâlet mücadelelerinin ve güç rekabetlerinin merkezinde yer almaktadır. Bu nedenle bölgede yaşanan her gelişme yalnızca ilgili ülkeleri değil, aynı zamanda uluslararası aktörleri de yakından ilgilendirmektedir. Son dönemde Suriye-Lübnan ilişkileri ve özellikle Lübnan Hizbullahı'nın geleceği üzerine yapılan tart

Milat · 26.06.2026