Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Arkadaşlar; aranızda çikolatalı gofret sevmeyen var mı

İbrahim Aktaşcı
Akşam3 dk okuma48 okunma
Akşam

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın, oğlunu yanına çağırır ve sorar: "Evladım, dün akşam sana verdiğim beş kuruşu ne yaptın" "İhtiyar bir dedeye verdim anne..." Oğlunun bu davranışını ödüllendirmek isteyen kadın; "aferin benim şefkatli yavruma" der ve çocuğa bir beş kuruş daha verir. Ertesi gün, çocuk annesine yine yalvarır: "Anneciğim, bir beş kuruş daha verir misin, hani o ihtiyar dede vardı yaa..." Annesi bu kere öfkelenir: "Oğlum, niye her gün her gün o ihtiyar adama beş kuruş veriyorsun..." ocuk cevaplar: "ünkü çikolatalı gofret satıyor da..." Bugünkü köşe yazımız; ağız ve yüzlerdeki kahverengi çikolata lekeleri hakkında olacak. Azerbaycan'daki başörtüsü yasağının Türkiye'deki yankıları sürüyor. Malumunuz, Azerbaycan Hükümeti; başörtüsü yasağını eleştiren bazı Türk aktivistler hakkında yakalama kararı çıkarmış, bu kişilerin Azerbaycan'a girişini de yasaklamıştı. "Gardaşlığımıza" halel gelmesin(!) isteyen Türk Hükümeti de yasağı eleştirenlerden biri olan Oktay Saral'ı, Aliyev'in ricası üzerine görevden almıştı. Türkiye'nin verdiği taviz, Saral'la kalmadı. Aliyev'i eleştirenlerden biri olan, Köklü Değişim Medya Grubu İstanbul temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım ve diğer bazı kişiler de Türkiye'de gözaltına alındı ve ifade verdiler. Gözaltıların ise devamı gelecek gibi görünüyor. Gelişmeleri yakından takip eden muhafazakâr seçmen ise endişeli ve şöyle düşünüyor: "Benim başörtülü bacım için yıllardır mücadele veren AKP, nasıl oluyor da bugün, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını eleştiren ehl-i hak, mert kardeşlerimizi kolayca Aliyev'in önüne atabiliyor" Değerler siyasetini, pragmatizme feda etmiş gibi görünen iktidar, sosyal medyada da eleştiri yağmuruna tutuldu. Eleştirilerden biri dikkat çekiciydi. Ayasofya Camii eski İmamı Mehmet Boynukalın X hesabından şu paylaşımı yaptı: "Roller değişiyor. Kılıçdaroğlu başörtüsünü savunuyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, başörtüsünü savunduğu için görevden alınıyor. Faşist laiklik başörtüsünü doğrudan yasaklıyor. Yeşil laiklik ise başörtüsünün içini boşaltıyor ve uzun vadede daha tahrip edici oluyor!"

Oğlunun bu davranışını ödüllendirmek isteyen kadın; "aferin benim şefkatli yavruma" der ve çocuğa bir beş kuruş daha verir.

Ertesi gün, çocuk annesine yine yalvarır: "Anneciğim, bir beş kuruş daha verir misin, hani o ihtiyar dede vardı yaa..."

Annesi bu kere öfkelenir: "Oğlum, niye her gün her gün o ihtiyar adama beş kuruş veriyorsun..." ocuk cevaplar: "ünkü çikolatalı gofret satıyor da..."

Bugünkü köşe yazımız; ağız ve yüzlerdeki kahverengi çikolata lekeleri hakkında olacak.

Azerbaycan'daki başörtüsü yasağının Türkiye'deki yankıları sürüyor. Malumunuz, Azerbaycan Hükümeti; başörtüsü yasağını eleştiren bazı Türk aktivistler hakkında yakalama kararı çıkarmış, bu kişilerin Azerbaycan'a girişini de yasaklamıştı.

"Gardaşlığımıza" halel gelmesin(!) isteyen Türk Hükümeti de yasağı eleştirenlerden biri olan Oktay Saral'ı, Aliyev'in ricası üzerine görevden almıştı.

Türkiye'nin verdiği taviz, Saral'la kalmadı. Aliyev'i eleştirenlerden biri olan, Köklü Değişim Medya Grubu İstanbul temsilcisi Muhammed Emin Yıldırım ve diğer bazı kişiler de Türkiye'de gözaltına alındı ve ifade verdiler. Gözaltıların ise devamı gelecek gibi görünüyor.

Gelişmeleri yakından takip eden muhafazakâr seçmen ise endişeli ve şöyle düşünüyor: "Benim başörtülü bacım için yıllardır mücadele veren AKP, nasıl oluyor da bugün, Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını eleştiren ehl-i hak, mert kardeşlerimizi kolayca Aliyev'in önüne atabiliyor"

Değerler siyasetini, pragmatizme feda etmiş gibi görünen iktidar, sosyal medyada da eleştiri yağmuruna tutuldu. Eleştirilerden biri dikkat çekiciydi.

Ayasofya Camii eski İmamı Mehmet Boynukalın X hesabından şu paylaşımı yaptı: "Roller değişiyor. Kılıçdaroğlu başörtüsünü savunuyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, başörtüsünü savunduğu için görevden alınıyor. Faşist laiklik başörtüsünü doğrudan yasaklıyor. Yeşil laiklik ise başörtüsünün içini boşaltıyor ve uzun vadede daha tahrip edici oluyor!"

Yazara Ait Diğer Yazılar

Şehirlere bombalar yağardı her gece!

Vaktiyle, zalimliğiyle nam salmış bir Vali, Anadolu Vilayetlerinden birine görevli gelir. Vilayetin önde gelenlerinden Hacı Ağa, Valiyle arasını iyi tutmak ister ve Valiyi ayağının tozuyla ziyafete davet eder. Bir de planı vardır:Hacı Ağa; marabası Mehmet'i, uzun bir zamandır aranıp da yakalanamayan, devlet düşmanı bir katilin yerine, -sanki oymuş

Yeni Asya · 15.07.2026

Güleyirum halına "katıla katıla"

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın bitpazarından aldığı ikinci el bir kıyafeti arkadaşına göstermektedir. Kıyafetin fiyatını duyan arkadaşı şaşırır: "Yahu bu para bu elbiseye fazla değil mi Hem baksana yedi sekiz yerinde yama var."Kadın şöyle der: "Yama var ama yamalara hiç dikkat ettin mi Hepsi yepyeni kumaştan..." Aile müessesesi tüm dünyada

Yeni Asya · 12.07.2026

Muhtar aldı tabancamı vermedi

Vaktiyle, İstanbul'da askerliğini yapan bir genç, vapurda bir köylüsüyle karşılaşır. Sevinçle sorar: "Ooo Hasan Baba, İstanbul'da ne işin var"Hasan Baba cevap verir: "Sorma, bizim akrabalara mektup getirdim..." Şaşkın asker, "Yahu PTT ne güne duruyor" der. "Postaya verseydin ya..." Hasan Baba, genç hemşehrisinin merakını giderir: "Posta memuru bir

Yeni Asya · 04.07.2026

Yanlışım varsa yanlışın vardır

Vaktiyle, memleketin birinde, bir devlet büyüğü, rica ve minnetle bir devlet dairesine müdür yaptığı yeğenini ziyarete gider. İltimaslı müdür yeğen, ziyaretine gelen büyüğüne kurumu gezdirmektedir."Efendim, burası özel kalem müdürümüzün odasıdır, kendisi dairedeki yanlışları tasnif eder. Hemen karşısı, müdür yardımcımızın makamı, kendisi ufak tefek

Yeni Asya · 28.06.2026