Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Yanlışım varsa yanlışın vardır

İbrahim Aktaşcı
Akşam3 dk okuma112 okunma
Akşam

Vaktiyle, memleketin birinde, bir devlet büyüğü, rica ve minnetle bir devlet dairesine müdür yaptığı yeğenini ziyarete gider. İltimaslı müdür yeğen, ziyaretine gelen büyüğüne kurumu gezdirmektedir. "Efendim, burası özel kalem müdürümüzün odasıdır, kendisi dairedeki yanlışları tasnif eder. Hemen karşısı, müdür yardımcımızın makamı, kendisi ufak tefek yanlışları düzeltir. Halkla İlişkiler Müşavirimiz ise vatandaşlarımızı, yanlış yaptığımızı düşündükleri şeylerin aslında doğru olduğuna inandırır." Yeğeniyle iftihar eden devletlu, "maşallah" der. "Herkesin ne iş yaptığını öğrenmişsin. Sen tam olarak ne iş yaparsın" Hatırlı yeğen cevap verir: "Yanlışları yapan benim efendim." Bugünkü köşe yazımız, "yen içine hapsedilmek istenen kırık kollar" hakkında. A Millî Futbol Takımımız 24 yıl aradan sonra katıldığı dünya kupasından elendi. İlk iki maçında; Avustralya ve Paraguay gibi nispeten zayıf olan takımlara mağlup olan millî takımımız spor camiası ve basınında çok ağır şekilde eleştirildi. TFF de bu eleştirilerden nasibini aldı. Eleştirilerden rahatsız olan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bir basın toplantısı düzenleyerek Adalet Bakanı Akın Gürlek'i göreve çağırdı ve şunları söyledi: "Ben buradan çok sevdiğim, değer verdiğim, beraber de İstanbul Başsavcılığı'yken çalıştığım Adalet Bakanımıza sesleniyorum. Ama elbette ki yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlâk sınırlarını aşmayacağız... Bunlarla ilgili acilen kanuni bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyorum..." Hacıosmanoğlu ve Gürlek'in, Gürlek Başsavcıyken hangi konularda beraber çalıştıklarını merak ettik doğrusu. Fakat konumuz bu değil. Hacıosmanoğlu bu çağrının üzerinden çok geçmeden el yükseltti ve gazeteci Bahar Feyzan'ın programında, Erdoğan'ın uzun yıllar danışmanlığını yapan Yusuf Yerkel'in, kendisinin başdanışmanı olduğunu açıkladı. Tabiî bir de TFF'nin dünya kupası için hazırlatmış olduğu; Erdoğan'lı, TOGG'lu ve SİHA'lı Millî Takım marşı klibi var. Tüm bunlar üst üste gelince, spor camiası Hacıosmanoğlu'ndan çekindi ve ayağını denk aldı. Normal bir ülkede; sportif başarı gelmeyince eleştirilen bir Federasyon Başkanının, eleştirilerin yasaklaması için kanunî düzenleme istemesi mizah konusudur ve eleştiri dozunu daha çok artırır. Türkiye de ise bir tür aba altından değnek gösterme şeklindeki bu çıkışlar, spor camiasında bakın nasıl karşılık görüyor:

"Efendim, burası özel kalem müdürümüzün odasıdır, kendisi dairedeki yanlışları tasnif eder. Hemen karşısı, müdür yardımcımızın makamı, kendisi ufak tefek yanlışları düzeltir. Halkla İlişkiler Müşavirimiz ise vatandaşlarımızı, yanlış yaptığımızı düşündükleri şeylerin aslında doğru olduğuna inandırır."

Yeğeniyle iftihar eden devletlu, "maşallah" der. "Herkesin ne iş yaptığını öğrenmişsin. Sen tam olarak ne iş yaparsın" Hatırlı yeğen cevap verir: "Yanlışları yapan benim efendim."

Bugünkü köşe yazımız, "yen içine hapsedilmek istenen kırık kollar" hakkında.

A Millî Futbol Takımımız 24 yıl aradan sonra katıldığı dünya kupasından elendi. İlk iki maçında; Avustralya ve Paraguay gibi nispeten zayıf olan takımlara mağlup olan millî takımımız spor camiası ve basınında çok ağır şekilde eleştirildi. TFF de bu eleştirilerden nasibini aldı.

Eleştirilerden rahatsız olan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, bir basın toplantısı düzenleyerek Adalet Bakanı Akın Gürlek'i göreve çağırdı ve şunları söyledi:

"Ben buradan çok sevdiğim, değer verdiğim, beraber de İstanbul Başsavcılığı'yken çalıştığım Adalet Bakanımıza sesleniyorum. Ama elbette ki yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlâk sınırlarını aşmayacağız... Bunlarla ilgili acilen kanuni bir düzenlemenin yapılması gerektiğine inanıyorum..."

Hacıosmanoğlu ve Gürlek'in, Gürlek Başsavcıyken hangi konularda beraber çalıştıklarını merak ettik doğrusu. Fakat konumuz bu değil.

Hacıosmanoğlu bu çağrının üzerinden çok geçmeden el yükseltti ve gazeteci Bahar Feyzan'ın programında, Erdoğan'ın uzun yıllar danışmanlığını yapan Yusuf Yerkel'in, kendisinin başdanışmanı olduğunu açıkladı.

Tabiî bir de TFF'nin dünya kupası için hazırlatmış olduğu; Erdoğan'lı, TOGG'lu ve SİHA'lı Millî Takım marşı klibi var. Tüm bunlar üst üste gelince, spor camiası Hacıosmanoğlu'ndan çekindi ve ayağını denk aldı.

Normal bir ülkede; sportif başarı gelmeyince eleştirilen bir Federasyon Başkanının, eleştirilerin yasaklaması için kanunî düzenleme istemesi mizah konusudur ve eleştiri dozunu daha çok artırır.

Türkiye de ise bir tür aba altından değnek gösterme şeklindeki bu çıkışlar, spor camiasında bakın nasıl karşılık görüyor:

Yazara Ait Diğer Yazılar

Arkadaşlar; aranızda çikolatalı gofret sevmeyen var mı

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın, oğlunu yanına çağırır ve sorar: "Evladım, dün akşam sana verdiğim beş kuruşu ne yaptın" "İhtiyar bir dedeye verdim anne..."Oğlunun bu davranışını ödüllendirmek isteyen kadın; "aferin benim şefkatli yavruma" der ve çocuğa bir beş kuruş daha verir. Ertesi gün, çocuk annesine yine yalvarır: "Anneciğim, bir beş

Yeni Asya · 31.10.2026

Şehirlere bombalar yağardı her gece!

Vaktiyle, zalimliğiyle nam salmış bir Vali, Anadolu Vilayetlerinden birine görevli gelir. Vilayetin önde gelenlerinden Hacı Ağa, Valiyle arasını iyi tutmak ister ve Valiyi ayağının tozuyla ziyafete davet eder. Bir de planı vardır:Hacı Ağa; marabası Mehmet'i, uzun bir zamandır aranıp da yakalanamayan, devlet düşmanı bir katilin yerine, -sanki oymuş

Yeni Asya · 15.07.2026

Güleyirum halına "katıla katıla"

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın bitpazarından aldığı ikinci el bir kıyafeti arkadaşına göstermektedir. Kıyafetin fiyatını duyan arkadaşı şaşırır: "Yahu bu para bu elbiseye fazla değil mi Hem baksana yedi sekiz yerinde yama var."Kadın şöyle der: "Yama var ama yamalara hiç dikkat ettin mi Hepsi yepyeni kumaştan..." Aile müessesesi tüm dünyada

Yeni Asya · 12.07.2026

Muhtar aldı tabancamı vermedi

Vaktiyle, İstanbul'da askerliğini yapan bir genç, vapurda bir köylüsüyle karşılaşır. Sevinçle sorar: "Ooo Hasan Baba, İstanbul'da ne işin var"Hasan Baba cevap verir: "Sorma, bizim akrabalara mektup getirdim..." Şaşkın asker, "Yahu PTT ne güne duruyor" der. "Postaya verseydin ya..." Hasan Baba, genç hemşehrisinin merakını giderir: "Posta memuru bir

Yeni Asya · 04.07.2026