Bildirimler

Bildirimler yükleniyor…

Köşe Yazısı

Muhtar aldı tabancamı vermedi

İbrahim Aktaşcı
Akşam3 dk okuma118 okunma
Akşam

Vaktiyle, İstanbul'da askerliğini yapan bir genç, vapurda bir köylüsüyle karşılaşır. Sevinçle sorar: "Ooo Hasan Baba, İstanbul'da ne işin var" Hasan Baba cevap verir: "Sorma, bizim akrabalara mektup getirdim..." Şaşkın asker, "Yahu PTT ne güne duruyor" der. "Postaya verseydin ya..." Hasan Baba, genç hemşehrisinin merakını giderir: "Posta memuru bir aydır taze yumurtayı benden almıyor. Başkasından alıyor. Ben de kızdım, postaya mektup vermiyorum..." Bugünkü köşe yazımız, kapıya kâğıt yapıştırma sanatı ve muhtar çekmecesinde işleyen hak düşürücü süreler hakkında olacak. Tebligat Kanunu 21. madde mağdurlarının sayısı giderek artıyor. Nedir bu 21. madde, anlatalım: Diyelim ki hakkınızda bir dava açıldı, bir icra takibi başlatıldı yahut bir resmî kurum sizin tarafı olduğunuz bir idarî işlem tesis etti. Sizin ise dünyadan haberiniz yok. Bu durumdan ancak aylar sonra; hesaplarınıza haciz konulduğunda, bir trafik çevirmesinde ya da azıcık şanslıysanız e-devlet ekranınız vesilesiyle haberiniz oluyor. Geçmiş olsun, haberiniz olduğunda çoktan iş işten geçmiş durumda. İtiraz, savunma delil sunma ve benzeri haklarınız artık yok. ünkü hak düşürücü süreler işlemiş ve çoktan geçmiş. Bunun sebebi de Tebligat Kanunu 21. madde. Kendisine tebligat yapılacak kimse ya da o kişi yerine tebligat yapılabilecek kişiler; adreste bulunamaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ edilecek evrakı mahalle muhtarına teslim ediyor ve muhatabın da kapısına bir haber kâğıdı yapıştırıyor. Haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı tarih de tebliğ tarihi kabul ediliyor. Nuh Nebiden kalma Tebligat Kanunu, bu düzenlemeyi yaparken, Türkiye'deki her muhtar, mahalleliyi isim isim bilirdi. Ancak günümüzde mahalleli, muhtarlığın yerini hatta mahalle muhtarının adını dahi bilmiyor. Hâl böyle olunca da muhatap gaip, muhtar şahit oluyor, hak düşürücü süre ise şehit oluyor. Tebliğ evrakı muhtarın çekmecesinde çürürken, hak düşürücü süreler işlemeye devam ediyor. Bir de bina kapısına yapıştırılan haber kâğıtlarının ömrü kelebeklerden daha kısa olunca muhatabın tebligattan asla haberi olmuyor. Haberi olunca da çoktan iş işten geçmiş oluyor. Günümüzde basit bir kargo kuryesi dahi cep telefonuna gelen kodu almadan kargoyu teslim etmezken, hem haberleşme evrakı taşıma ve teslimi konusunda imtiyaz sahibi olan PTT'nin resmî evrakı bu şekilde tebliğ ettim sayması ve hem de kanunun bu antika haliyle kalması akıl işi değil.

Hasan Baba cevap verir: "Sorma, bizim akrabalara mektup getirdim..."

Şaşkın asker, "Yahu PTT ne güne duruyor" der. "Postaya verseydin ya..."

Hasan Baba, genç hemşehrisinin merakını giderir: "Posta memuru bir aydır taze yumurtayı benden almıyor. Başkasından alıyor. Ben de kızdım, postaya mektup vermiyorum..."

Bugünkü köşe yazımız, kapıya kâğıt yapıştırma sanatı ve muhtar çekmecesinde işleyen hak düşürücü süreler hakkında olacak.

Tebligat Kanunu 21. madde mağdurlarının sayısı giderek artıyor. Nedir bu 21. madde, anlatalım:

Diyelim ki hakkınızda bir dava açıldı, bir icra takibi başlatıldı yahut bir resmî kurum sizin tarafı olduğunuz bir idarî işlem tesis etti. Sizin ise dünyadan haberiniz yok.

Bu durumdan ancak aylar sonra; hesaplarınıza haciz konulduğunda, bir trafik çevirmesinde ya da azıcık şanslıysanız e-devlet ekranınız vesilesiyle haberiniz oluyor.

Geçmiş olsun, haberiniz olduğunda çoktan iş işten geçmiş durumda. İtiraz, savunma delil sunma ve benzeri haklarınız artık yok. ünkü hak düşürücü süreler işlemiş ve çoktan geçmiş. Bunun sebebi de Tebligat Kanunu 21. madde.

Kendisine tebligat yapılacak kimse ya da o kişi yerine tebligat yapılabilecek kişiler; adreste bulunamaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ edilecek evrakı mahalle muhtarına teslim ediyor ve muhatabın da kapısına bir haber kâğıdı yapıştırıyor.

Haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı tarih de tebliğ tarihi kabul ediliyor.

Nuh Nebiden kalma Tebligat Kanunu, bu düzenlemeyi yaparken, Türkiye'deki her muhtar, mahalleliyi isim isim bilirdi. Ancak günümüzde mahalleli, muhtarlığın yerini hatta mahalle muhtarının adını dahi bilmiyor.

Hâl böyle olunca da muhatap gaip, muhtar şahit oluyor, hak düşürücü süre ise şehit oluyor. Tebliğ evrakı muhtarın çekmecesinde çürürken, hak düşürücü süreler işlemeye devam ediyor.

Bir de bina kapısına yapıştırılan haber kâğıtlarının ömrü kelebeklerden daha kısa olunca muhatabın tebligattan asla haberi olmuyor. Haberi olunca da çoktan iş işten geçmiş oluyor.

Günümüzde basit bir kargo kuryesi dahi cep telefonuna gelen kodu almadan kargoyu teslim etmezken, hem haberleşme evrakı taşıma ve teslimi konusunda imtiyaz sahibi olan PTT'nin resmî evrakı bu şekilde tebliğ ettim sayması ve hem de kanunun bu antika haliyle kalması akıl işi değil.

Yazara Ait Diğer Yazılar

Arkadaşlar; aranızda çikolatalı gofret sevmeyen var mı

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın, oğlunu yanına çağırır ve sorar: "Evladım, dün akşam sana verdiğim beş kuruşu ne yaptın" "İhtiyar bir dedeye verdim anne..."Oğlunun bu davranışını ödüllendirmek isteyen kadın; "aferin benim şefkatli yavruma" der ve çocuğa bir beş kuruş daha verir. Ertesi gün, çocuk annesine yine yalvarır: "Anneciğim, bir beş

Yeni Asya · 31.10.2026

Şehirlere bombalar yağardı her gece!

Vaktiyle, zalimliğiyle nam salmış bir Vali, Anadolu Vilayetlerinden birine görevli gelir. Vilayetin önde gelenlerinden Hacı Ağa, Valiyle arasını iyi tutmak ister ve Valiyi ayağının tozuyla ziyafete davet eder. Bir de planı vardır:Hacı Ağa; marabası Mehmet'i, uzun bir zamandır aranıp da yakalanamayan, devlet düşmanı bir katilin yerine, -sanki oymuş

Yeni Asya · 15.07.2026

Güleyirum halına "katıla katıla"

Vaktiyle, memleketin birinde, bir kadın bitpazarından aldığı ikinci el bir kıyafeti arkadaşına göstermektedir. Kıyafetin fiyatını duyan arkadaşı şaşırır: "Yahu bu para bu elbiseye fazla değil mi Hem baksana yedi sekiz yerinde yama var."Kadın şöyle der: "Yama var ama yamalara hiç dikkat ettin mi Hepsi yepyeni kumaştan..." Aile müessesesi tüm dünyada

Yeni Asya · 12.07.2026

Yanlışım varsa yanlışın vardır

Vaktiyle, memleketin birinde, bir devlet büyüğü, rica ve minnetle bir devlet dairesine müdür yaptığı yeğenini ziyarete gider. İltimaslı müdür yeğen, ziyaretine gelen büyüğüne kurumu gezdirmektedir."Efendim, burası özel kalem müdürümüzün odasıdır, kendisi dairedeki yanlışları tasnif eder. Hemen karşısı, müdür yardımcımızın makamı, kendisi ufak tefek

Yeni Asya · 28.06.2026